KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6382 E., 2011/17031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2009 tarih ve 2007/499 - 2009/804 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşmeden doğacak risklerin teminatı amacıyla davacı şirketin ortaklarından ...’a ait taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek kurulduğunu, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek; 4000,00 TL sigorta komisyon alacağı ve diğer zararlarına karşılık gelmek üzere toplam 7000,00 TL maddi tazminatın, haksız fesih sebebiyle itibar kaybetmiş olması nedeniyle 1,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı şirket ortağının taşınmazı üzerine koyulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; acentelik sözleşmesinin davacı tarafın istihsal hedeflerine uygun üretim yapmaması ve tahsilat prensiplerine uymaması sebebiyle haklı olarak fesholunduğunu, davacının davalıya borcunun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya borçlu olduğu, davalı tarafın taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesine dayalı alacak ve haksız fesih sebebiyle tazminat, acentelik sözleşmesinin teminatı olarak taşınmaz üzerine koyulan ipoteğin terkini talebine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde sözleşmenin feshi sebepleri sayılmış; acente, 25. maddenin A bendinde belirtilen “sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata, şirketin usul ve düzenlemelerine ve verilecek talimatlara uygun hareket etmediği takdirde”, C bendinde belirtilen “çalışma bölgesi içinde tatminkar bir faaliyet göstermediği takdirde” şirketin sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 09/11/2005 tarihli yazı ile acentelik sözleşmesinin 25. maddesinin A ve C bentleri gereği ekranlarının kapatıldığı ve acentelik sözleşmesinin fesih işlemlerinin başlatıldığı bildirilmiş, ardından düzenlenen fesihname ve azilname noter vasıtasıyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili de cevap dilekçesi ile acentelik sözleşmesinin davacının istihsal hedeflerine uygun üretim yapmaması ve tahsilat prensiplerine uymaması sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davalının acentelik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, karar gerekçesinde bilirkişi raporunun aksine mahkemede oluşan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kanaatin tatmin edici ve yeterli gerekçeye dayandırılarak karar yerinde ve gerekçesinde açıklanmaması, davalının dayandığı fesih gerekçelerinin delilleri ile ilişkilendirilerek tam ve doğru şekilde açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6382, K. 2011/17031, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama