KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/640 E., 2011/17561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2009 tarih ve 2009/230 - 2009/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2011 gününde davalı avukatı ... ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Yıldırım Dış Tic. A.Ş.'ne karşı doğacak borçlarına teminat teşkil etmesi amacıyla davalı Toprakbank A.Ş.'nden teminat mektubu talep ettiğini, davalının da 31.07.1997 tarihli (15.000.000.000.-) TL bedelli ve bir yıl süreli teminat mektubu verdiğini, müvekkilinin anılan meblağı teminat mektubu karşılığı olmak üzere davalı bankaya depo ettiğini, ancak davalının teminat mektubunun nakte çevrilmesi talep edilmeden Yıldırım Dış Tic.
A.Ş.'ne ödemede bulunduğunu, daha sonra anılan şirketin bu kez teminat mektubunun paraya çevrilmesini talep ettiğini, davalı bankanın bu talebi reddetmesi nedeniyle anılan şirketçe açılan dava sonucunda, (12.482.067.249.-) TL'nı faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldığını, davalının tamamen kendi kusuruyla ödediği bu meblağı müvekkilinin hesabından tahsil ettiğini ileri sürerek, şimdilik (36.656.500.000.-) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının talimatına uygun davrandığını ve bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacının öncelikle Yıldırım Dış Tic. A.Ş.'ni dava etmesi, alacağını tahsil edememesi, diğer bir deyişle zararının doğması halinde müvekkiline müracaat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının dava dışı şirket elindeki teminat mektuplarını tazmin etmek amacıyla davalı bankaya ödemede bulunduğu, davalı bankanın teminat mektubu ibraz edilmeksizin ve nakte çevrilmesi talep edilmeksizin (11.385) YTL'nı dava dışı şirkete ödediği, oysa davacının bu yönde bir talimatının bulunmadığı,
daha sonra dava dışı şirket tarafından bakiye (12.673,86) YTL alacağının, tahsili için teminat mektubunu ibraz ederek nakte çevrilmesini talep ettiği, davalının ancak (3.615) YTL ödeme yapabileceğini bildirip talebi kısmen reddetmesi nedeniyle açılan dava sonucunda, davalının dava dışı şirkete toplam (36.650,06) YTL ödediği ve bu meblağı davacının hesabından tahsil ettiği, anılan davada verilen kararın münhasıran teminat mektubuna dayandığı ve davacı ile dava dışı şirket arasındaki cari hesap ilişkisine yönelik olmadığı,
cari hesap ilişkisi kesinleşmediğinden davalı bankanın kendi kusuruyla sebebiyet verdiği bu ödemeyi, vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak dahi davacıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle, (36.650,06) YTL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/8411 Esas, 9938 Karar sayılı ilamıyla kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma öncesi karar tekrarlanmıştır.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacının lehdarı olduğu teminat mektubu bedeli karşılığında davalı Banka'ya depo edilen meblağın teminat mektubu geri alınmadan veya yapılan kısmi ödeme teminat mektubu üzerine düşülmeden muhataba ödenmesinden sonra,muhatap tarafından banka aleyhine açılan dava sonucunda yapılan ikinci ödemenin davacı mektup lehdarından talep edilemeyeceği iddiasına dayalı istirdat davasından ibarettir.
Gerek banka ile teminat mektubu lehdarı arasında görülüp kesinleşen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/1761 Esas, 2000/6042 Karar sayılı dava dosyasında alınan 02.08.1999 tarihli bilirkişi raporunda gerekse temyize konu işbu davanın yargılaması esnasında alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarında, davacı tarafından gönderilen paranın bankaca hataen dahi olsa mektup lehdarına ödenmesi sonucunda dahi davacının lehdara borçlu olduğu ve lehdar tarafından davalı bankadan teminat mektubu bedelinin tamamının değil kalan bakiye borç tutarının talep edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda davacı tarafından 3.kişiye yapılmış bir mükerrer ödemeden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan, mektup lehdarı tarafından banka aleyhine açılan davada işbu davanın davacısı tarafından teminat mektubu bedeline depo edildiği iddia edilen paraların 3.kişi lehine havale niteliğinde bulunduğu belirlenmiş ve maddi olgu bu şekilde kesinleşmiştir. Her ne kadar anılan mahkeme kararı davacı için kesin hüküm teşkil etmezse de güçlü delil teşkil edeceği tartışmasızdır.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olmuş ve kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/640, K. 2011/17561, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama