KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6482 E., 2010/6007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2007 tarih ve 2004/180 -2007/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından yasa ve anasözleşmeye aykırı bir şekilde çıkartıldığını ileri sürerek, kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen ihtarnamelerde şerefiye bedelinin de istendiği, davacının şerefiye bedelinin ödenmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline dair açtığı davanın redle sonuçlandığı, ihraç kararının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 14/2 nci madde hükmünde, parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Davalı kooperatif tarafından keşide edilen 31 Ekim 2001 tarihli ihtarname ile 2001 yılı Ekim ayı aidati olan ve henüz ödenmesinde 30 gün gecikilmemiş olan aidat alacağı da istenilmiştir.
Öte yandan, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi gerekmekte olup, aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 16. ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüte düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da hukuka uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda, ihraç kararına dayanak yapılan ihtarnamelerden birincisinde hangi tarih itibariyle hesaplanan borç miktarının ödenmesinin istendiği anlaşılamadığı gibi, davacı borcunun toplam 1.850,00 TL olduğu bildirilmiş iken, ikinci ihtarnamede ise 1.950,00 TL olduğu belirtilmiş olup, meblağ farklılığı nedeniyle davacının yasaya uygun olarak temerrüte düşürülmediği açıktır.
Diğer yandan, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde, aidatlarını geciktiren üyelere iki ihtarın yapılması gerektiği öngörülmüştür. Anasözleşmenin 14. maddesinde ise, ödemelerini 30 gün geciktirenler için yönetim kurulunca noterden yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı, ikinci ihtarı takip eden otuz gün içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin üyelikten çıkarılacağı düzenlenmiştir. Ana sözleşmenin bu hükmü, yasanın 27. maddesinin emredici hükmüne aykırı olup, geçersizdir. Zira; yapılacak ikinci ihtarda tanınması gereken süre Kooperatifler Kanunu 27. madde hükmü uyarınca bir ay olmalıdır.
Somut olayda, davalı kooperatif keşide ettiği ikinci ihtarnamede 30 günlük sürede ödeme yapılmısı istenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı anasözleşmesinin 14/2. maddesinde belirtilen bekletme koşuluna uyulmadığı, farklı borç ihtarlarının bulunduğu, ikinci ihtarnamede bir aylık süre verilmesi gerekirken 30 günlük süre verildiği nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6482, K. 2010/6007, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama