KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6491 E., 2010/8257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2005/367 - 2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl Davada davacı, birleşen davada davalı vekili, müvekkilleri tarafından inşa edilecek tesisin yer alacağı taşınmazın davalı tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma işleminin iptali için dava açıldığını, ancak kendi projelerinin zaman ve maliyet açısından sekteye uğramasının tehdidi ve baskısı altında davalı lehine taahhütname tanzim edilerek davalı tarafından yaptırılacak enerji nakil hattının güzergahının değiştirilmesi için gereken tüm masrafları karşılamanın taahhüt edildiğini ve bu kapsamda ödemeler yapıldığını,
kamulaştırma işleminin idari yargı kararıyla sonradan iptal edilmesi nedeniyle BK 29. maddesi uyarınca müvekkillerince verilen taahhüdün geçerli olmadığını ileri sürerek, 15.09.2000 ve Şubat 2001 tarihli taahhütnamelerin iptallerine, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve 255.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı olan TEİAŞ vekili, müvekkilince yaptırılan Paşaköy-Büyükbakkalköy enerji nakil güzergahının değiştirilmesinin davalılarca talep edildiğini, tüm proje ve zemin etüt çalışmaları ile doğacak farkları üstlendiklerini, taahhütnameler verdiklerini, kamulaştırmanın iptali için dava açıldığını, güzergah değişim talebi kabul edilerek eski kamulaştırmadan vazgeçildiğini, bu nedenle yeni Kamulaştırma Kanunu uyarınca masraflar yaptıklarını iddia ederek, 984.630,77 TL’nin tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, cevap dilekçesini ıslah ederek, 17.12.2003 tarihli dilekçesiyle açtığı karşı davada, asıl davadaki dava sebeplerine dayanarak taahhütlerin iptalini, karşılık davada ise 255.000,00 TL’nin davacı karşılık davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, HUMK'nun 193 ncü maddesi uyarınca süresinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle bozulması sonrasında bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, HUMK'nun 193 ncü maddesi uyarınca süresinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına birleşen 2003/175 esastaki davacı TEİAŞ davasının reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüyle 225.395,00 TL’nin davalıdan tahsiline, davacılardan Nevzat ve Ümit’in davalarının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6491, K. 2010/8257, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama