KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6536 E., 2010/7980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 gün ve 2006/342-2008/194 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.01.2010 gün ve 2008/10276-2010/912 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesabına 19.01.2006 ve 20.01.2006 tarihlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce girilerek hesaptaki 11.696,68 YTL’nın müvekkilinin bilgisi dışında başka hesaplara aktarıldığını ve akabinde bu hesaplardan çekilmiş olduğunu, söz konusu olayın davalının internet güvenliğinin eksik olmasından kaynaklandığını, çekilen paranın ödenmesi için davalıya ihtarda bulunulduğunu ancak davalının ödeme yapmayı reddettiğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla internet bankacılığı hizmetleri nedeniyle uğranılan zararın ve 11.696,68 YTL mevduatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesaplarına davacının müşteri numarası ve sadece davacının bilgisinde olan parola ve şifresi tuşlanarak giriş yapıldığını, bu durumda davacının parola ve şifresini dikkatli şekilde muhafaza etmeyerek kendi kusuru ile zararına sebebiyet verdiğini, ayrıca davacı şirket telefonuna işlem tarihlerinde bilgilendirme mesajı gönderildiği halde davacı şirket tarafından bu işlemlerle ilgili olarak müvekkili banka ile ilk bağlantının 23.01.2006 tarihinde kurulmuş bulunduğunu, olayda davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6536, K. 2010/7980, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama