KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6627 E., 2011/17289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2009/172-2009/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29, 30 ve 32. sınıflarda “şekil+ETİ BROWNİ”, “BROWNİ”, “BROWNİ GOLD” … ibareli tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ayrıca BROWNİ ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, bu markalarla iltibas yaratacak şekilde davalı şirketin “ROBERTO BRAVO RB” ibaresinin 5, 8, 9, 10, 15, 18, 20, 30, 43 ve 44. sınıftaki emtia ve hizmetler için tescili amacıyla yaptığı başvurusuna müvekkilinin itirazının nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararın iptalini ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin aynı veya benzer olmadığını, aralarında bir karışıklık doğmasının da mümkün bulunmadığını, davalı şirketin ROBERTO BRAVO ibareli markalarının da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacı markaları arasında esas ve yardımcı unsurlar, anlam, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkininde farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığı, 556 sayılı KHK' nin 7/b ve 8/b maddeleri anlamında bir iltibas oluşmadığı,
ortalama alıcıların işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu ve bu bağlamda davacının anılan ibareyi davalının vermiş olduğu bir lisansla kullandığı düşüncesine kapılmaları ihtimalinin de bulunmadığı, markaların sescil, görsel ve anlamsal ile umumi intiba itibariyle tamamen farklı olması sebebiyle davacı markalarının tanınmışlığından haksız biçimde yararlanma ihtimalinin olmadığı, davalı marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin, davacının tasarımının belirgin biçimde benzeri olduğunun söylenmesinin de mümkün olmadığı, zira davalı başvurusunun tasarım içermediği gerekçesiyle davanı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6627, K. 2011/17289, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama