KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/668 E., 2010/2272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.07.2008 tarih ve 2007/558 - 2008/532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte dava dışı limitet şirketin ortağı olduğunu, bu şirketin yine dava dışı leasing şirketi ile imzaladığı sözleşmenin teminatı olmak üzere müvekkiline ait üç ayrı taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, daha sonra ortaklıktan ayrıldığını, bu nedenle teminat olarak verilen taşınmazlarla ilgili olarak protokol düzenlendiğini, aynı zamanda teminat senedi imzalandığını, davalının süresinde taşınmazlar üzerindeki ipoteği kaldırmadığını, çekilen ihtarın gereğini yerine getirmediğini ileri sürerek, senet bedeli 240.000.00 YTL’nın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazların tamamının davacıya ait olmadığını, müvekkili aleyhine açılan müdürlük yetkililerinin kaldırılması davası dahil bazı nedenlerden dolayı ipoteğin fek edilemediğini, senedin teminat senedi olduğunu, ipotek devam ettikçe hükmünü sürdüreceğini, davacıya alacak hakkı bahşetmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmazlar üzerinde tarafların ortak oldukları şirketin sözleşmesinin teminatı olarak ipotek tesis edildiği, davacı ile davalının 15.08.2007 tarihinde ipoteklerin kaldırılması konusunda protokol düzenledikleri, davalının belirtilen tarihlerde ipotekleri çözdürmeyi üstlendiği, bunun için uyuşmazlığa konu teminat senedini verdiği, süresinde ipotekleri kaldırtamadığı, protokol tarihinde taşınmazların başkasına ait olduğunun belli olduğu, davalının bu durumu savunmasının iyi niyetle bağdaşmadığı, davacının talebinde haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 240.000.00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/668, K. 2010/2272, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama