KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6896 E., 2011/12557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2004/354-2009/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ....ın, davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı oldukları öğrenci servisine binmek istediği sırada diğer öğrencilerin yarattığı arbede neticesinde aracın önüne önüne düştüğünü, hareket halindeki aracın sağ ön tekerleği altında kalan Pınar'ın ağır biçimde yaralandığını, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı araç şoförünün kusurlu bulunarak cezalandırıldığını ileri sürerek, 5.625 TL maddi, küçük...için 10.000 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000 TL ve davacı kardeşler için ayrı ayrı 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı ... dışındaki davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığını, yararlanan davacının tedavi masraflarının sigorta tarafından karşılandığını, istenen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat isteminin poliçe kapsamı dışında bulunduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 1.030 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı...için 10.000 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkındaki manevi tazminat istemi ile sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekili ile davalı ...’in tüm, davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekilinin 2 nolu bendin, davacılar vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, KTK'nun 98/1, 99/1, TTK.nun 1299. maddeleri ile ZMSS. Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca kendisine olayın bilgi ve belgeleri ile birlikte başvurulmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt tarihinin açıkça saptanması gerekir. Somut olayda, yukarıda açıklanan hükümlere göre temerrüt tarihinin tespiti gerekirken, mahkemece davalı ... bakımından temerrüt faizinin, olay tarihinden itibaren işletilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılardan ...’ın %40 , davalı işletenin % 20 ve davalı sürücünün de % 40 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 50.maddesi uyarınca birden fazla kişinin birlikte bir zarara neden olmaları halinde bu kişiler zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. O halde, davalı sürücü ve işletenin toplam kusur oranlarının % 60 olmasına göre, tespit edilen toplam maddi tazminat miktarının % 60'ından adı geçen davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken % 40'ından sorumlu tutulmaları doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6896, K. 2011/12557, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama