KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7194 E., 2010/8979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2008 gün ve 2008/32-2008/102 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.02.2010 gün ve 2008/10901-2010/2125 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Alaşehir Sarıkız Madensuyu Tesislerinde fason üretim yapmakta iken asıl kiracının sözleşme süresinin dolması nedeniyle 15.12.2007 tarihinde tesislerden ayrıldığını, fason imalatta şişe tedarikinin fason iş yaptıran şirkete ait olduğundan müvekkili şirketin kendi unvanını taşıyan iadeli maden suyu şişelerini imal ettirdiğini, ancak büyük çoğunluğu bayiler zimmetinde bulunan söz konusu şişelerin müvekkilin işyerinden ayrılması nedeniyle davalı şirketin eline geçtiğini ve onun tarafından madensuyu dolumunda kullanıldığını, şişelerin üzerinde “Emirmak” ibaresi bulunduğundan mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu,
davalının bu şişeleri kullanmasının tecavüz ve haksız eylem oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait şişelerin davalı tarafından madensuyu dolumunda kullanılmasının men’i ile şişelerin iade ve teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin faaliyet merkezinin Batman olduğunu ve davanın Batman’da görülmesi gerektiğini, davacının davaya konu şişeler üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını, işbu şişelerin fatura karşılığı bayilere satılmış olduğundan mülkiyetinin bayilere ait bulunduğunu savunarak, davanın yetki ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7194, K. 2010/8979, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama