KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7357 E., 2011/17288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2008/363-2010/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Afyonkarahisar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/337 sayılı dosyasında banka aleyhine açtığı istirdat davasının kabul edildiği, davalının kesinleşmemiş ilama dayanarak başlattığı Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2005/4950 sayılı dosyasında 18/05/2006 tarihinde 3.600 TL ödeme yaptıklarını, ancak kararın Yargıtay tarafından görev yönünden bozulması üzerine mahkemece verilen 15/02/2007 tarihli görevsizlik kararına rağmen ilgili dosya davacısının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunmadığını, bu nedenle hükümsüz kalan davanın kabulüne ilişkin karara binaen başlatılan takipte ödenen para ve masraflar olmak üzere toplam 4.000 TL’nin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, İİK’nun 72/1 maddesi gereğince icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadının 1 yıllık süre de istenebileceği ve davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2005/4950 sayılı dosyasında 18/05/2006 tarihinde 3.600 TL ödeme yaptığı, 15/02/2008 tarihinde açılan davanın İİK’nun 72/1 maddesi gereğince hak düşürücü süre olan 1 yıl içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mahkemenin 2005/337 esas, 2005/875 karar sayılı davayı kabul kararından sonra, anılan dosya davalısı Akbank’ın hakkında başlatılan icra takibinde ödediği paranın, kararın Yargıtay tarafından görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozulması ve bu doğrultuda verilen görevsizlik kararı akabinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi nedeniyle, hükümsüz kalan ilk karara göre yapılan ödemenin iadesi talebiyle açılmış olup, bu niteliği itibarıyla İİK’nun 72. maddesi uyarınca istirdat davası niteliğinde değildir. Bu sebeple, 1 yıllık hak düşürücü süre bu davada uygulanmaz. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır.
Mahkemece, somut olayın niteliği gereğince İİK’nun 40. ve 361. madde hükümlerine göre değerlendirilme yapılıp, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı nazara alınarak karar vermek gerekirken davanın niteliğinde hataya düşülerek hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7357, K. 2011/17288, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama