KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7358 E., 2011/16836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2009 tarih ve 2007/1843-2009/1825 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesabının bulunduğunu, esnaf olarak işlerinin takibi için amcası Veli Erbaş’a vekaletname verdiğini, bu kişinin vekaletnamede bu yetki bulunmamasına karşın müvekkilinin hesabında bulunan paradan 1.900 TL çektiğini, davalı bankanın olay nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.900 TL’nın işlemiş faizi ile birlikte 2.664,50 TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, vekaletnamede yer alan yetkinin geniş kapsamlı olması nedeniyle banka hesabından para çekme yetkisini de kapsadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından verilen vekaletnamede banka hesabında bulunan paraların çekilmesi konusunda yetki bulunmadığı buna rağmen davalı bankanın vekaletnamedeki yetkileri yanlış değerlendirerek ödeme yapması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.900 TL’nın 29.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paraların vekâletnamesinde bu konuda yetki bulunmamasına karşın dava dışı Veli Erbaş tarafından çekildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama
sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde de bulunmuş ancak mahkemece asıl alacak hüküm altına alınarak bu miktara, paranın bankadan çekildiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Bu durumda, talep edilen miktarın tamamının kabul edilip edilmediği, bir başka anlatımla davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususunun belirlenebilmesi için talep edilen miktar ile hüküm altına alınan miktar net olarak tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7358, K. 2011/16836, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama