KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7438 E., 2011/17603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2010/132-2010/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı taraf aleyhine Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2009/574 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden davalıdan %40 icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusunun, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı için olayda Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını, davanın Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, esas bakımından ise davacının kendisine düşen edim borcunu eksiksiz olarak yerine getirmeden müvekkilinden taşıma bedelini talebi ve bu yolda icra takibine girişerek, bu davayı açmasının yerinde olmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı Fatih 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davalının işbölümü itirazının kabülüne dair verdiği karar uyarınca dava dosyasının gönderildiği Beyoğlu 2. Ticaret Mahkemesince, gönderme kararının Fatih ilçesinin Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi yargı alanında olmaması nedeni ile aynı zamanda bir yetkisizlik kararı olduğu, HUMK'un 193/3. maddesine göre, yetkisizlik ya da görevsizlik kararı verilmesinden sonra verilen bu kararın kesinleşmesi üzerine kesinleşme tarihinden itibaren 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesinin zorunlu olduğu,
bu yasal hükme uyulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, davacı vekilinin 10 günlük süreyi geçirmiş olduğu gerekçesi ile davanın HUMK'un 193/son madde hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7438, K. 2011/17603, 23 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama