KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7463 E., 2011/17569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2009 tarih ve 2008/208-2009/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında emlak pazarlaması faaliyetleri yürütülürken ''Reality World'' markasının kullanılması için franchising anlaşması yapılması hususunda 17.10.2005 tarihli ön sözleşme yapıldığını, ön sözleşme ile 30 gün içerisinde alt lisans sözleşmesi imzalanmadığı taktirde müvekkilinin sözleşmenin imzalanması sırasında vermiş olduğu peşinatın ancak %50'sini geri isteyebileceği hususunun kararlaştırıldığını, 30 gün içerisinde alt lisans sözleşmesi imzalanmadığı gibi, 09.02.2006 tarihinde müvekkilinin alt lisans sözleşmesini imzalamayacağını davalıya bildirdiğini,
buna rağmen davalının peşinatın %50'si olan 8.900 USD ile davalıya verilen herbiri 3.900 USD bedelli 3 adet senedi iade etmediğini belirterek verilen 3 adet senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 17.10.2005 tarihli ön sözleşmenin imzalandığı ve davacının 09.02.2006 tarihinde alt franchise sözleşmesini imzalamayacağını bildirdiği hususunun doğru olduğunu, ancak bu süre içerisinde davacının sistem içerisinde yer alarak ''Reality World'' ismi ve sistemin tanıdığı birçok imkanı ve hakkı kullandığını, alım, satım ve kiralama işleri yaptığını, 30 gün içinde sözleşme imzalanmamış ise de, fiili olarak sistem içerisinde yer alan davacının bu sürenin geçmesinden çok sonra bildirimde bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, ön sözleşme ile tarafların 30 gün içinde ana sözleşme düzenlenmediği takdirde ön sözleşmenin geçersiz olacağı hususunu açıkça kabullendikleri ve bu durumda peşinen tahsil edildiği yazılı olan miktarın %50'sinin davacıya iade edilmesi gerektiği, ana sözleşmenin düzenlenmemiş olması sebebiyle isim hakkı bedelinin bakiyesi olan ve devam eden tarihlerde ödeneceği sabit olan her biri 3.900 USD bedelli üç ayrı senedin karşılıksız kaldığı, davalının bu durumun aksini kanıtlayamadığı gibi, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de davaya konu senetler sebebiyle davalının davacıdan alacaklı olmadığının belirlendiği gerekçesiyle dava konusu senetler bakımından davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7463, K. 2011/17569, 23 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama