KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7649 E., 2011/17334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/02/2010 tarih ve 2009/70-2010/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka nezdindeki hesabına tanımadığı üçüncü bir kişi tarafından internet üzerinden girilerek cepbank işlemi kullanılmak suretiyle hesabından para çekildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.414. 44 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, internet şifresinin üçüncü kişilerin eline geçmesinde davalının kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının sanal klavye ve güvenlik kalkanı kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 28.10.2008 tarih ve 2007/8795, 2008/11952 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresini koruma sorumluluğu dışında bir görevinin bulunmadığı ve bunu yerine getirmediği konusunda bir delil bulunmadığı, davalı bankanın ise güvenlik için uygulaması gereken tüm tedbirleri yerine getirmede kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.414.44 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin 28.10.2008 tarih 2007/8795 ve 2008/11952 sayılı bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi nedeniyle davacı tarafından ödenen 375 TL bilirkişi ücreti yargılama giderlerinden olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 417 maddesi gereğince davada haksız çıkar tarafa yükletilmesi gerekir. Mahkemece, söz konusu bilirkişi ücretinin de davalı tarafa yükletilmesi gerekirken, kararda bu giderin eksik bırakılması doğru görülmeyip kararın davacı yararına bozulması gerekirse de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7649, K. 2011/17334, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama