KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7732 E., 2012/9427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2010 tarih ve 2009/177-2010/61 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline davalı banka tarafından 05.05.2008 günlü Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda 3.000.000 TL limitli kredi açıldığını, kredi sözleşmesi esas alınarak 24.10.2008 tarihinde davalı banka tarafından 1.500.000 USD, 1.705.000 TL kurla ve toplam 2.557.500 TL bedelle müvekkili şirkete satıldığını, 1.500.000 USD’nin hesabına borç kaydedildiğini, davalı banka tarafından hiç bir bildirimde bulunmadan müvekkili şirketin ekonomik durumunda ve riskinde hesap açıldığı tarihle kıyaslandığında hiç bir olumsuzluk olmamasına ve müvekkil şirketinde bu konuda talimatının olmamasına rağmen hesabındaki l.500.000 USD,
1.542,50 TL kurla ve toplam 2.360.025 TL bedelle satılarak kredi borcunun kapatıldığını, bu şekilde müvekkil şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek müvekkil şirketin uğradığı zarar olan 243,750 TL’nın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve davalı tarafından müvekkiline verilen taahhütnameye göre kur farkından kaynaklanan zararlardan bankanın sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını, kaldı ki davalı ile telefon görüşmeleri sonucu işlemlerin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen döviz mevduat rehinli Genel Kredi Sözleşmesinin 10. ve 24. maddeleri ile davacının davalıya verdiği 24.10.2008 tarihli taahhütname dikkate alındığında davacının kurun düşüklüğü nedeniyle mahsup işlemine karşı iddia ve itirazda bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7732, K. 2012/9427, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama