KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7969 E., 2011/14350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2009 tarih ve 2005/273-2009/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında montaj sigorta poliçesi düzenlendiğini, 03.03.2004 tarihinden meydana gelen kaza ile sigortalıya ait ısıtıcını hasarlandığını ve hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 122.195,05 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın 03.03.2004 tarihinde saat 11.00 da gerçekleştiği, zeyilnamenin ise aynı gün düzenlenmekle birlikte saatinin belli olmadığı, bu nedenle saat 12.00 da düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, davacının bu zararı ödeyerek bunun rücunu talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2–Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, montaj sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan yargılama sırasında, davaya konu kazanın sigorta poliçesi tanziminden önce meydana geldiği ve bu suretle rizikonun sigorta örtüsü altında bulunmadığı tespit edilerek davanın bu nedenle reddedildiği anlaşılmıştır.
Davanın reddine ilişkin hüküm, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmaması ile ilgili bulunmayıp, davanın esastan reddi söz konusu olduğundan, davalılar vekili lehine dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, değinilen gerekçe ile maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7969, K. 2011/14350, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama