KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8062 E., 2011/3773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.03.2010 tarih ve 2009/15-2010/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında 28.09.2000 tarihinde Avrupa pazarı ve Rus pazarı için otel acente sözleşmesi ve bu sözleşmelere ek olarak birer adet Hotel Pine House 2001 yılı Kontenjan Sözleşmesı imzalandığını, müvekkilinin pazarlama faaliyetine geçerek sözleşme ve taahhütlere girdiğini, ancak davalı tarafın 14.04.2001 tarihinde "01.05.2001-15.10.2001 tarihleri aralığını etkileyecek satışların durdurduğunu" müvekkiline bildirildiğini, yerleşik uygulama gereği davalının hiçbir zaman turizm sezonunun en yoğun olduğu dönemler olan 01.05.2001-15.10.2001 tarihleri arasında STOP SALE bildiriminde bulunamayacağını,
gerçekte davalı tarafın iddia ettiği gibi bir yoğun doluluk olmadığı halde müvekkili ile sözleşme yapmasına rağmen çalışmak istememesinden veya oteli kendi menfaatleri doğrultusunda sonraki tarihlerde başka acentelerle anlaşmasından dolayı davalının satış durdurma bildiriminde bulunduğunu, müvekkilinin, sözleşmenin 7/b maddesi gereğince cezai şart ile sözleşme ve ek kontenjan sözleşmesi hakkı bulunduğunu iddia, ederek, 29.728,00 TL'nin 21.04.2001 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu sözleşmelerden müvekkili şirketin bilgisi olmadığı gibi sözleşmelerin uygulamasının da olmadığını, yasal dayanaktan yoksun olan tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen sözleşmede durdurma halinde bir cezai şartın uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce sözleşmeyi davalı adına imzalayan ...’ın dava konusu sözleşmeler bakımından davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığının araştırılmasının gerektiği
gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin 7/b maddesinde sözleşmenin otel tarafından tek taraflı feshedilmesi halinde davalı şirketin verdiği kontenjanın 1 aylık tutarını cezai şart olarak 7 gün içinde itirazsız olarak acenteye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşmede davalı şirketin katalog katkı payı olarak duble bir odayı bir hafta süre ile davacı şirkete ücretsiz kullandıracağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 23.037,68 TL'nin 06.09.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8062, K. 2011/3773, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama