KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8086 E., 2012/9448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2010 tarih ve 2008/137-2010/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı şirket temsilcisi Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2004/597 numaralı "Servis çağırmak için Kablosuz ve Elektronik Cihaz" başlıklı incelemesiz patent belgesi konusu buluşun yenilik niteliğini taşımadığını ileri sürerek, davalı patentinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait incelemesiz patentin, 16.05.1986 tarihli ABD patentinde yer alan teknik bilgiyi kullandığı, bilinen bir tekniğe dahil olduğu ve başvuru tarihi itibariyle yenilik içermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda soyut yorumlara yer verilmesi doğru değilse de, aynı raporda dosyaya sunulan ve yeniliği ortadan kaldırıcı nitelikteki somut delillere de dayanılmış bulunmasına, yine mahkemece davalı vekiline bilirkişi raporunun tebliğ edilip, 16.02.2010 tarihli oturumda yazılı beyanda bulunması için 10 gün daha süre verilmiş olmasına,
bu durum karşısında 10.03.2010 tarihli son oturumda yeniden süre isteyen davalı vekilinin bu isteminin kabul edilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına, diğer bir deyişle davalı vekiline bilirkişi raporuna itiraz için yeterli imkanın tanınmış ve yargılamanın sonuna kadar da bu imkanın kullanılmamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8086, K. 2012/9448, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama