KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8105 E., 2012/9428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2007/432-2009/721 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket vekili, Bankalar Kanunu'nun 15/7.a maddesi doğrultusunda fon alacağının tahsili bakımından Fon Kurulu Başkanlığının 13/02/2004 tarihli kararı ile müvekkil şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF tarafından devralındığını, 01/03/2006/20 sayılı inceleme raporunda ...nin ödemek zorunda olduğu vergilerin hata,
kusur veya ihmal gibi nedenlerle bildirimlerinin eksik yapıldığının ortaya çıkması ve bunun sonucunda belirlenen rakamların ödenmemesinden dolayı gerek gecikme zammı gerekse tecil faizi gibi cezalarla ilgili toplam 2.297.578,63 TL şirket zararına sebebiyet veren yöneticiler ile birlikte davalıya dava açılmasının gerektiğinin belirtildiğini ileri sürerek müvekkili şirket zararı olan 2.578.987,96 TL’nin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya konu alacak davacı şirket ile TMSF arasında yapılan 30.6.2007 tarihli temlik sözleşmesine istinaden TMSF tarafından temlik alınmıştır. Temlik alacaklısı TMSF vekili 26.03.2009 ıslah dilekçesi ile toplam 2.297.578,63 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi ile tahsile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu işlemlerin yapıldığı tarihte Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin icra kurulu üyesi olduğunu, mali konularda yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını ve imza yetkisinin de olmadığını, müvekkilinin Uzan Grubu Şirketlerinde yönetim üyeliğinde bulunmadığını, işlemlerde herhangi bir imzasının da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya celp ettirilen imza sirküleri ve yetkileri gösteren ticaret sicil örneğinden davalının 2.derece (a) grubu imza yetkisi tanınan kişilerden olduğu, icra kurulu üyesi bulunduğu,
imza yetkilisi iki şahsın koyacakları müşterek imza ile veya 2.derece (b) grubu imza yetkilisi iki şahsın koyacakları müşterek imza ile şirketi temsil ettikleri ve yine aynı sicil özetinin 3 nolu bendinde geçtiği şekilde vergi dairesi ile münasebetler, yazışmalar ve tüm vergi beyannamelerini tanzim etmeye ve vergileri ödemeye yetkili kılındığı ve bu konuda yetki verildiği, zamanında vergi bildiriminde bulunmayıp ödenmesi gereken miktarların ödenmemesi nedeniyle şirketin zarara uğratılmasından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.297.578,63 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8105, K. 2012/9428, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama