KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8088 E., 2012/749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
2-... VEKİLİ : AV. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : AV. ... 2-... VEKİLİ : AV. ... 3-... 4-...
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2009/249-2010/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...’ün işleteni, davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın diğer davalılar Halil ve Nazmiye’nin oğulları olan B. Fatih Kaynak’ın sevk ve idaresinde iken meydana gelen kazada davacıların oğlu Atilla’nın öldüğünü ileri sürerek, her bir davacı için 500 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat bakımından her bir davacı için istemlerini 9.870 TL artmıştır.
Davalı ... vekili, aracın kazadan önce haricen dava dışı Yusuf Kurşun’a satıldığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, ölen Atilla’nın işinin olmadığını, davacılara destek olmadığını, olayda hatır taşımasının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar Halil ve ..., B. Fatih’in mirasını reddettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı sigorta şirketi vekili müvekkilinin poliçedeki limit tutarında sorumlu olduğunu, manevi tazminatın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, Yargıtay bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacılar desteğinin davalılardan Nilgün'ün işleteni olduğu araçta hatır için taşındığı esnada meydana gelen trafik kazası nedeniyle öldüğü, bu durumun Borçlar Kanununun 43. maddesi uyarınca tazminattan indirim nedeni olduğu, tazminat kalemlerinde olayın meydana geliş şekli, yanların durumu gözetilerek uygun miktarda indirim yapıldığı gerekçesiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı Koç Allianz Sigorta Şirketi yönünden manevi tazminat isteğinin reddine, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı
.../...
-2-
Nursel için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigortacı bakımından poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla davalılar ... ve Koç Allianz Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin (3) nolu bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş. aleyhine kurulan hükmün davalı Sigorta Şirketi tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği nazara alınmaksızın bu davalı yönünden de hatır taşıması sebebiyle tazminat miktarından indirim yapılması doğru görülmediğinden, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... için hatır taşımasına istinaden indirim yapılarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş olması karşısında, tazminat isteminin reddedilen kısmı yönünden davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksine uygulama ile bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmediğinden, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
27/02/2012-S/E
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8088, K. 2012/749, 25 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama