KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/833 E., 2010/2488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2007 gün ve 2006/606-2007/484 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.11.2009 gün ve 2008/2641 - 2009/11985 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aile şirketi olan ... Nakliyat ve Tic.
A.Ş.' nin % 10 hissesine sahip ortaklarından iken rızası ve bilgisi dışında ortaklıktan çıkartılıp, payının usulsüz bir biçimde kardeşi ...'a devredildiğini, bu devirden sonra şirkete ait bulunan gayrimenkullerir şirket yönetim kurulu başkanı ... tarafından değerinin çok altındaki bedellerle satıldığını, bu işlemlerin iptali için Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan 17.11.1997 tarihli taahhütname ile feragat ettiklerini, anılan taahhütname uyarınca ...
Denizcilik ve Tic. A.Ş.' nin borçlarından dolayı ... Nakliyat ve Tic. A.Ş.'ye rücu eden tüm borçların ödenmesi şartıyla Antalya merkez ...
Mah. 872 ada 36 parselin ... veya göstereceği kişi veya kuruluşa satışının vaad edildiğini, şirket borçlarının alacaklı ile yapılan anlaşma uyarınca ödendiğini, müvekkilinin şartın gerçekleşmiş olması nedeniyle sözü geçen taşınmazın satışının yapılmasını davalılardan talep ettiğini, ancak davalıların vaadlerini yerine getirmedikleri gibi taahhütnameyi de tek taraflı feshettiklerini ileri sürerek, mevcut tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline, bu istemin kabul edilmemesi halinde yerin rayiç değerinin belirlenerek davalılardan faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, bahse konu belgenin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını, zira anlaşmanın ne karar defterine işlendiğini, ne de tüm ortakların imzasını taşıdığı, şirketi borç altına sokan bir ibarenin metinde yer almadığını, sözleşmenin tapuya da şerh edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda BK' nun 22/2, MK.'nun 706, Tapu Kanunu' nun 26 ve Noterlik Kanunu' nun 60.maddeleri uyarınca taşınmaz devir vaadine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde ve düzenleme şeklinde yapılmakdıkça geçersiz olacağı, dava dayanağı taahhütnamenin bu koşulları taşımadığı, şekil yönünden geçersiz olarak düzenlenen akdin tarafları bağlamayacağı, tarafların ancak verdiklerini karşılıklı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, davacının davalılara verdiğini talep etmediği gibi sözleşme karşılığı davalılara verdiğinin ne olduğunu da ortaya koymadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.11.2009 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/833, K. 2010/2488, 5 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama