KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8342 E., 2010/10259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2008 gün ve 2006/250 - 2008/266 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.03.2010 gün ve 2010/2385 - 2010/2846 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı hakkındaki ihraç kararının iptalinden sonra ortaklık haklarını yeniden kazanan davalının farklı tarihlerde toplam 5.970,00 TL aidat ödemesi yaptığını, ancak Ekim 2000 tarihi itibarıyla 1994 yılından beri ödemelerini düzenli yapan bir ortağın yaptığı ödemenin 6.016,68 TL olduğunu, ülkedeki enflasyon durumu göz önüne alındığında bu durumun ortaklar arasında eşitsizliğe ve davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödeme ve TEFE endeksine göre hesaplanacak enflasyon farkı 3.000,00 TL’nın, birleşen davada ise 7.000,10 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisini haksız olarak ihraç eden davacı kooperatifin gecikmeli ödeme yapmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle temerrüt faizi dahi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (davacı kooperatifin ancak 2000 yılı Ekim ayı sonu itibarıyla ödemelerini düzenli yapan ortakların ödediği meblağdan davalının yaptığı ödeme miktarı düşülerek bulunan eksik ödeme miktarı ve o dönemler için genel kurul kararlarıyla belirlenen gecikme zammı oranlarına göre hesaplanan faiz miktarını talep edilebileceği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada,
bilirkişi raporuna göre davacının 765,41 TL aidat ve 8.624,36 TL gecikme faizi alacağının bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüyle toplam 9.380,77 TL’nın faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8342, K. 2010/10259, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama