KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8360 E., 2012/270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
2-... VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2010 tarih ve 2009/535-2010/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkillerinden tahsil ettiği parayı talep edilmesine rağmen iade etmediğini, bu nedenle Essen Eyalet Mahkemesi'nde davalı aleyhine dava açıldığını ve davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, bu kararın usulünce kesinleştirildiğini ileri sürerek, Essen Eyalet Mahkemesi'nin 3 O 34/08 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye ile Almanya arasında geçerli bulunan Lahey Sözleşmesi'nde tebligatların nasıl yapılacağının düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca tebligatların Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapılacağı, mahkeme kararının bu usule uygun tebliğ edilmediği, tebligat hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve re'sen dikkate alınacağı, bu durumda ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı taraf yargılama sırasında vekille temsil edilmemiş olmasına rağmen lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
08.03.2012-RK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8360, K. 2012/270, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama