KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8366 E., 2012/739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2010 tarih ve 2008/628-2010/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine sigortalı bulunan makinenin, kiralandığı davalı şirketin şubesinde çıkan yangında hasar gördüğünü, sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olan 1.397,27 Euronun 24/12/2007 tarihinde sigortalısına ödendiğini, hasar bedelinin davalı tarafından ihtara rağmen ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini ileri sürerek, takip dosyasında davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Mersin mahkemeleri olduğunu, takibin de yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davacıya sigortalı makinenin maliki tarafından bir çok sigorta şirketine sigorta ettirildiğini, sigortalı malın değerinin tespiti ile aşkın sigorta olup-olmadığının da incelenmesinin gerektiğini, dava dışı sigortalı ile davalı arasında imzalanan protokol gereğince sigortalı malın, malik tarafından müvekkili şirketin nam ve hesabına sigorta ettirildiğini, meydana gelen yangında müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen protokol hükümleri ile sigorta kapsamında gerçekleşecek bir rizikodan dolayı makineyi kullanan davalının sorumlu tutulmamasının amaçlandığı, rizikonun gerçekleşmesinden evvel yapılan sorumsuzluk anlaşması sebebiyle sigortacının sigortalıya ve üçüncü kişiye başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davalı-borçlunun İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik yetki itirazının reddine, takip dosyasındaki borca yönelik olarak yapılan itirazın iptali için açılan dava kısmının reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin, davalının ise kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
.../...
2010/8366 2012/739 Sf-2-
1- Davacının sigortalısı ile davalı arasında düzenlenen protokolün 3. maddesinde yer alan makinenin sigortasının kiraya veren sigortalı tarafından yaptırılacağına dair hükmün sorumsuzluk anlaşması olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Yine, aynı protokolün 9. maddesindeki normal kullanımdan kaynaklanan yedek parça ve bakım giderlerinin davalı tarafından karşılanacağı hükmü ile 14. maddesindeki makinenin kullanımından doğacak hasarların davalıya ait olacağı hükmünün makineye gelecek diğer hasarlardan davalının sorumlu olmayacağı yönünde yorumlanması mümkün bulunmamaktadır.
Protokol gereğince sözleşmenin bitiminde makinenin sağlam olarak iade edilmesi yükümlülüğü de davalıda olduğuna göre, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
02/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8366, K. 2012/739, 25 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama