KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8483 E., 2010/9717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 gün ve 2005/512 - 2007/823 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.03.2010 gün ve 2008/11406 - 2010/2285 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş ile davalı arasında sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan 236.926,40 YTL alacak için davalı aleyhine fatura düzenlendiğini, İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin faturadan kaynaklanan alacağının dava dışı ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’ne temlik edildiğini, bu şirket ile davalı arasında borcun kabulüne dair 31.02.2002 tarihli mutabakatname imzalandığını, alacağın tahsili sağlanamayınca ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihli temlikname ile alacağın müvekkiline temlik edildiğini, ancak borcun halen ödenmediğini ileri sürerek, 237.036,50 YTL’nin 06.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik eden İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin müvekkili şirketten doğmuş bir alacağı bulunmadığını, sponsorluk hizmeti verilmediğini, faturanın tek başına alacağı ispata yeterli olmadığını, dava dışı ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş.ile aralarında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafından ibraz edilen belgede şirket kaşesi bulunmadığı gibi imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, temliknamelerin geçersiz olduğunu, imzaların temlik eden şirket temsilcisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu,
davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167. maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı,
sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8483, K. 2010/9717, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama