KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/853 E., 2011/807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/06/2008 tarih ve 2007/122-2008/331 ayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’nın müvekkili şirketin ortaklığından 24.09.1998 tarihli protokol uyarınca ayrıldığını, anılan protokol uyarınca davalının müvekkilinin oluru olmadan başka bir firma ya da kendi adına müstakilen satış, kiralama, servis, onarım, bakım ve tesis kurma gibi tüm iş ve faaliyetlerde bulunmama yükümlülüğünü üstlendiğini, ancak davalının bu yükümlülüğünü hiçe sayarak diğer davalı şirketi karısına kurdurarak müvekkiline karşı haksız rekabet eylemini işlediğini,
müvekkilinin TOMOÇEK A.Ş. ile 03.06.1998-26.10.1999 tarihleri arasında geçerli bir bakım ve onarım sözleşmesi akdederek 180.000 USD ve KDV hizmet bedeli karşılığı 12.000 USD’yi peşin aldığını, geri kalan bedel için de 05.07.1998 tarihinden başlayıp beher ay ödenmek üzere ilk dört adedi 12.000 USD, geri kalan 12 adedi 10.000 USD’lik toplam 16 adet emre muharrer senet düzenlemişken davalının adı geçen şirkete daha ucuz fiyata hizmet teklif etmesi nedeniyle müvekkili şirketi devre dışı bırakarak senetlerin iptal edilmesine neden olduğunu, bu kalemden zararlarının 168.000 USD karşılığı 241.080.000.000 TL olup,
ayrıca prestij ve imaj kaybına da neden olunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.000.000 TL maddi ve 5.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin diğer davalı ... ile şirket ortağı, çalışanı, taşeronu veya başkaca bir ilişkisi bulunmadığını, davalının eşinin çok kısa bir süre şirket ortağı olmasının davacı tarafla haksız rekabete girilmesi anlamına gelemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin protokole tamamen uyduğunu, diğer davalı şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin eşinin 02.12.1998 tarihinde kurulan bu şirkette 17.02.1999 tarihine kadar iki ay süre ile ortak olmasının protokol hükümlerinin ihlali ve haksız rekabet teşkil edemeyeceğini, davacının müvekkili ile arasında akdedilen 24.09.1998 tarihli ortaklıktan ayrılma protokolü ile ödemeyi yükümlendiği 80.000 DEM’i ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’nın taraflar arasında akdedilen 24.09.1998 tarihli rekabet etmemeye ilişkin protokol hükümlerine uymadığı, anılan davalının sözkonusu protokolden kaynaklanan taahhüdünden kurtulmak, davacı yanca rekabet yasağına aykırı davranıştan ötürü sorumlu tutulmasını önlemek amacıyla ortakları arasında dava dışı eşinin de bulunduğu davalı şirketi 30.11.1998 tarihinde kurdurmak ve gizli ortak sıfatıyla anılan şirketin her türlü teknik ve idari hizmetlerini yürütmek suretiyle davacı şirket ile aynı alanda ticari faaliyete başladığı,
davacının hizmet verdiği dava dışı Tomoçek adlı firma ile temasa geçtiği, Tomaçek’in davacı ile olan sözleşmesinin 08.12.1998 tarihinde feshini müteakip aynı gün anılan firma ile davalı şirketin bakım anlaşması akdettiği, bu suretle davalı ...’in diğer davalı şirket aracılığıyla taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği,
sözleşmeye aykırılık sabit olduğu gibi aracı kılınan davalı şirketin de davacı şirkete karşı haksız eylemde bulunmak suretiyle davacının zarara uğramasına yol açtığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.902,50 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi olmak üzere toplam 44.902,50 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davalı ... bozma öncesinde ıslah yolu ile takas ve mahsup isteminde bulunarak mahkemece tazminata karar verilmesi halinde bu tazminatın davacıdan olan 80.000 DM’lik alacağı ile takas ve/veya mahsup edilmesini istemiştir.Mahkemece davalı ... tarafından yapılan bu takas istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.Bu durumda takas istemi konusunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/853, K. 2011/807, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama