KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/860 E., 2010/2772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.06.2007 gün ve 2006/288 - 2007/364 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.09.2009 gün ve 2007/14610 - 2009/9794 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı bulunan davalının 24.07.2005 tarihinde kooperatiften istifa ettiğini ileri sürerek, üyelik nedeniyle davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, davalının başlangıçta kooperatif üyesi olduğu ve bu sürede dava konusu taşınmazın tapu kaydının üyeliğe bağlı olarak davalıya devredildiği ve daha sonra da davacının 27.07.2005 tarihinde kooperatiften istifa ettiği, bu hususu 14.09.2005 tarihli noter ihtarnamesi ile de davacı kooperatife bildirdiği çekişmesizdir.
Uyuşmazlığın çözümü istifa tarihinden sonra davalının yeniden kooperatife üye olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Zira, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (Bkz.G.Eriş, Uygulamalı Kooperatifler Hukuku, Ank.2001, S.247-11HD.
23.03.1989, E.1780, K.1860) ortaklığa kabul bu hususta yetkili organın açık bir kararı ile olabileceği gibi kişinin ortak sıfatıyla genel kurallara davet edilmesi ve yaptığı ödemelerin kooperatifçe benimsenmesi suretiyle zımnen de gerçekleşebilir ise de, dava konusu olayda davalı taraf davaya cevabında üye olduğu yolunda savunmada bulunmamış, aksine açıkça kooperatiften istifa ettiğini ve bunun aleyhine bir durum yaratmayacağını beyan ettiğinden ortak olma
iradesi taşımayan davalının zımnen ortaklığının gerçekleştiğinden söz edilemez. Ayrıca, karar düzeltme aşamasında dosyaya ibraz edilmiş bulunan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/300 Esas, 2006/715 Karar ve 25.12.2006 tarihli kararı ile bu kararı onayan Dairemizin 2007/6906 Esas,
2008/8724Kararve30.06.2008tarihliilamından mahkemece davalının (o davanın davacısı) istifa etmesi nedeniyle üyeliğinin sona erdiği kabul edilerek açtığı genel kurul kararının iptali davasının ret edildiği ve bu kararın kesinleştiği ve keza yine karar düzeltme aşamasında dosyaya davalı tarafça sunulan ve davacı tarafça Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/357 Esas sayılı dava dosyasına sunulan dilekçe içeriğinden davacı kooperatifin davalı tarafça icra dosyasına yapılan ödemeyi dahi benimsemediği anlaşılmakla istifadan sonra zımni bir kabulün söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle yerel
mahkeme kararının bozulmasına ilişkin Dairemizin 2007/14610 Esas, 2009/9794 Karar ve 29.09.2009 tarihli bozma ilamının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/860, K. 2010/2772, 12 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama