KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/869 E., 2011/10265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2009/402 - 2009/1403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan aldığı çek karnesinin 28.08.2008 tarihinde işyerinden çalındığını, olayın polise bildirildiğini ve olay yeri inceleme tutanağı düzenlendiğini, bu tutanakla birlikte çeklerin çalındığının 02.09.2008 tarihinde davalı bankaya bildirilerek ödeme yapılmamasının istendiğini, buna rağmen Z5893274 seri nolu çekin sahte olarak doldurulduktan sonra ibrazı üzerine,
davalının 04.03.2009 tarihinde müvekkilinin hesabından (6000) TL ödeme yaptığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının ise yapılan bildirime uymayarak ve çekteki imzanının müvekkiline ait olup olmadığını kontrol etmeyerek sahte çeki ödemek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını, davalının TTK 724. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek yapılan (6000) TL ödemenin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vermiş olduğu ödemeden men talimatının TTK 711/3 maddesinde yapılan değişiklikle kaldırıldığını, bu aşamadan sonra ödeme yapılmaması için davacı tarafça ödemeden men konusunda bir mahkeme kararı sunulması gerektiğini, müvekkilinin kendisine ibraz olunan çeki ödemek durumunda olduğunu, zararın davacının kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının TTK'nun 692/6. maddesi uyarınca ibraz olunan çekteki imzayı incelemeden ödeme yapması nedeniyle ağır kusurlu olduğu, davacının ise çalınma hususunu ödeme tarihinden çok önce davalıya bildirdiğinden müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/869, K. 2011/10265, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama