KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8693 E., 2012/1095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
2-... VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/01/2010 tarih ve 2009/591-2010/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı borçlu ZNA İnşaat.
San. ve Tic.Ltd.Şti. aleyhine Diyarbakır 1.İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları icra takibi dosyasında, borçlunun Halk Bankası Sanayi Şubesi'nde doğmuş alacaklarına ve mevcut hesaplarına bloke konulması amacıyla yazılan 27.12.2006 tarihli müzekkerenin banka yetkilisi davalı ...'e 27.12.2006 tarihinde saat 9:50'de teslim edildiğini, 27.12.2006 tarihinde borçlunun hesabına gelen 10.605,03 YTL’den 3.000,00 YTL’nın aynı gün, 7.000,00 YTL’nın de 28.12.2006 tarihinde borçluya ödenerek davalıların ihmalinden dolayı müvekkilinin 9.990,00 YTL zararının doğduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.990,00 YTL’nın 28.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müzekkerenin bankaya ulaştığı zaman hesapta 9,66 YTL bulunduğunu, dolayısıyla haciz ihbarnamesinin ulaştığı zamanki duruma göre işlem yapılması gerektiğini, ancak bu miktardan sorumlu olunacağını, 26 Nisan 1960 gün ve 284 seri nolu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca amme alacakları açısından dahi doğmamış alacaklar bakımından bankaya böyle bir külfet yüklenemeyeceğini, Yargıtay 12. H.D.’nin doğmamış bir alacağın haczinin mümkün olmadığı yönünde içtihatları bulunduğunu, bankadaki mevduatın 3. kişideki hak ve alacak niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dairemiz 03.07.2009 tarih 2008/1799 E. 2009/8239 K. sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, bozma ilamı doğrultusunda haciz müzekkeresinin bankaya ulaşmasından sonra T.C. Ziraat Bankası kanalıyla borçlu adına gelen havalenin bilinen ve devamlılık arz eden bir alacak niteliğinde olmadığı, bankaca yapılan ödemenin kusurlu bir işlem olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
2010/8693 2012/1095 Sf-2-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekili bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
148,40 PH · 21,15 H · 127,25 İADE · 22/02/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8693, K. 2012/1095, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama