KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8747 E., 2012/1313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2007/72-2009/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaca düzenlenip davalıya teslim edilen kredi kartının, kullanılması sonucu oluşan borcun uyarıya rağmen ödenmediğini ileri sürerek 35,309 TL'nin 17/02/2006 tarihinden itibaren % 70,10 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir kredi kartının teslim edilmediğini, davalının kredi kartı ile hiçbir harcama yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davaya konu kredi kartının davalıya teslim edildiğine dair belge altındaki imzanın davalının eli mahsulü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda söz konusu kredi kartı ile yapılan alışverişlere ilişkin belge asıllarının getirtilerek belgelerde imza var ise bu imzaların davalının eli mahsulü olup olmadığının, bankanın alışveriş yapılan işyerleri hesabına bu alışverişler karşılığı ödeme yapıp yapmadığının, oluşan borç tutarına ve süresine rağmen bankaca herhangi bir işleme tevessül edilip edilmediğinin araştırılması ve ihtiyaç duyulursa tarafların isticvabının sağlanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
13.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8747, K. 2012/1313, 3 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama