KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8783 E., 2012/1082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- AV.... SALTU
- Davalılar
- 1-TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI
- Vekili
- AV.M......
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2-...
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/46 - 2010/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli “İSTİKBAL” ibareli markanın sahibi bulunduğunu, bu markanın 556 sayılı KHK'nin 7/i, 8/4 maddeleri ile Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, davalı gerçek kişinin ise “İSTİKBAL EMLAK” ibaresini 36. sınıfta marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvurduğunu, müvekkilinin sahibi bulunduğu tanınmış markasına dayalı olarak TPE nezdinde söz konusu başvuruya itiraz ettiğini, ancak itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini,
oysa itiraza konu markanın tescili halinde müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız suretle yarar elde edileceğini, anılan markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 22.12.2008 tarih, 2008-M-5991 sayılı kararının iptaline, “İSTİKBAL EMLAK” markasının hükümsüzlüğüne, davalı gerçek kişinin müvekkilinin markasına tecavüzünün tespitine, önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile tecavüzün tespiti ve önlenmesine yönelik taleplerini dava dilekçesinden çıkartmıştır.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurumca alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının farklı sınıflara ilişkin bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., başvuru konusu marka ile davacıya ait markanın farklı sınıflara ilişkin olduklarını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markası ile başvuru konusu markanın asıl ve ayırt edici unsurlarını “İSTİKBAL” ibaresinin oluşturduğu, başvuru konusu markadaki şekil unsurunun göz ve
./... 2010/8783 2012/1082
S:2
kulakta bıraktığı etkinin geri planda kaldığı, aynı şekilde “EMLAK” ibaresinin de başvuru kapsamında bulunan hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte ve herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu, davacı markası ile itiraza konu işaret arasında anlamsal, sescil, görsel, biçimsel ve umumi intiba itibariyle benzerlik bulunduğu, davacının markasının 35/8. sınıfta bulunan mağazacılık hizmeti alanında tescilli olduğu dikkate alındığında dava konusu başvuru ile benzer sınıfta sayılacağı, öte yandan davacının “İSTİKBAL” ibareli markasının 556 sayılı KHK'nun 8/4 maddesi anlamında tanındığı,
TPE tarafından da tanınmış marka olarak ilgili sicile tescil edildiği, “İSTİKBAL EMLAK” ibaresinin 36. sınıfta tescilinin, davacının tüketiciler nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade edilmesi sonucunu doğuracağı, ayrıca davacı markasının ayırt ediciliğine zarar vereceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne YİDK kararının iptaline, başvuru konusu markanın hükümsüzlüğüne, ıslah yoluyla vazgeçilen istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile davalı ... temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılardan ayrı ayrı 21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 01.02.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8783, K. 2012/1082, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama