KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8795 E., 2010/8236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/64-2008/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Türkiye Halk Bankasının yöneticileri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içerisinde olumsuz istihbarat raporlarına rağmen dava dışı ...Turistik Hizmetleri A.Ş. ve İntersun Havacılık A.Ş.'ne yönetim kurulu kararıyla usulsüz kredi kullandırdıklarını, istihbarat raporlarına göre firmaların mali yapılarının yetersiz olmasına rağmen maddi teminat alınmadan şahsi kefaletle kredi verildiğini, banka alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle 20.02.1998 tarihinden itibaren 2.029.022,42 TL'nın tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anılan banka zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi dışındaki davalıların kredi kullandırma yetkilerinin bulunmaması nedeniyle banka zararından sorumlu olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ise, özen yükümlülüklerini yerine getirdikleri, kullandırılan kredi karşılığında ortakların şahsi kefaletinin alındığı, banka işlemlerinin doğası gereği risk taşıyan işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından sorumluluklarını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili amacıyla açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itirazları karşılanmadığı gibi kararın gerekçesinde de bu rapor yeterli değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı bankanın iddiası dava dışı...Turistik Hizmetleri Turistik AŞ. ve İntersun Havacılık AŞ.’ne kredi tahsisinden önce düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporlarında yer alan olumsuzluklara rağmen davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırıldığıdır.
Bilirkişi raporunda, kredi kullandırılan firmaların her biri hakkında düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporları ayrı ayrı incelenmek yerine sadece subjektif değerlendirmelerle “dava dışı şirketlere tahsis edilen kredilerle ilgili olarak kredilerin teklif ve kullandırım aşamalarına kadar davalılara atfı kabil kusur bulunmadığını” belirtmişlerdir.
Mahkemece, kredi tahsis edilirken hangi nedenle ipotek alınmadığı, kullanılan kredilerin aynı grup bünyesindeki şirketlerin ortağı olan iki kişinin kefaletiyle verilmesi karşısında bu tür bir kefaletin ne suretle yeterli teminat olduğu açıklanmadan, mali istihbarat raporlarına göre kredi kullanan...AŞ.’nin 1994 yılında 7.1 Milyar Lira negatif olan işletme sermayesinin 1995 yılında 10.6 Milyar Lira negatif büyüklüğe çıktığı, aktif kıymetlerinin % 71’inin borçlarla finanse edildiği, 1995 yılında grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışı bankalardan 39.975,00 Dolar kredi kullanıldığı.
İntersun AŞ.’nin ise, aktif kıymetlerinin %57’ sinin borçlanma ile karşılandığı, öz sermayesinin 1.3 katı kadar borcu bulunduğu bu borçların % 79’ unun kısa vadeli borçlardan oluştuğu yönündeki istihbarat raporlarına dayalı davacı iddiası açıklığa kavuşturulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı vekili, Banka Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği’ne göre kredinin ancak, olumlu istihbarat raporu ve yeterli derecede maddi teminatla (1. derece ipotekle) verilebileceği yönündeki iddiası üzerinde yeterince durulmamış, istihbarat raporlarının içeriği irdelenerek verilen kredi miktarı da dikkate alındığında bu miktar kredinin maddi teminat alınmadan grup şirketlerinin ortaklarının şahsi kefaletiyle verilmesinin bankacılık teamülleri ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da yeterince irdelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8795, K. 2010/8236, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama