KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8860 E., 2012/9913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2003/1329 ESAS
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2004 tarih ve 2003/658-2004/1426 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/06/2012 günü hazır bulunan davacı- karşı davalı vekili Av. ... Ergin ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin Bank Ekspres Avcılar Şubesi'nden akreditif karşılığı şeker ticareti yaptığını, bu ticaretin C.Czanikow Sugar Ltd. isimli İngiliz Şirketi'nden alınan (5.793.804,40) USD.
Tutarlı emteanın Beypar Sugar AD. isimli Bulgar şirketine (6.163.464,40 ) USD bedelle satılmış gibi gözükse de gerçekte malın İngiliz Şirketi'nden BH Beypar Sugar Holding SA. isimli İsviçre Şirketi'nce satın alınıp Bulgar Şirketi'ne satıldığını ve satış bedelinin tahsil edildiğini, ancak satın alınan mal bedelini İngiliz Şirketi'ne davalının ödediğini, bu durumda Bulgar Şirketi'nin bir ödeme yapması olasılığı olmadığından davalının transit ticaret için kullandığı döviz kredisine ilişkin kambiyo taahhüdünün kapanmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından,
davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinden vekaletname alınıp yurt dışı şirketlerden kredi temin edilmek suretiyle kambiyo taahhüdünün kapatıldığını, alınan kredilerin de yurt dışı şirketlere geri ödendiğini, davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinden yapılan bu işlemler için ibraname alındığını, buna rağmen davalı şirketin 2002 yılı denetçi raporunda müvekkili tarafından yurt dışı şirketlere ödemeler yapıldığı için sorumluluk yüklenmeye çalışıldığını ileri sürerek, müvekkilinin gerek davalıya gerekse davalı şirket ortaklarına borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Beypar Sugar AD.'nin hisselerinin sahibi olduğunu, bu nedenle her türlü iddiasını doğrulayacak belge düzenleyebildiğini, müvekkilinin anılan şirkete sattığı mal bedelini süresinde tahsil edemediğinden hakkında kambiyo taahhüdünü ihlal nedeniyle kamu davası açıldığını, sonradan mal bedelinin anılan şirketçe ödendiğini, davacının yurt dışına para transferinin haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada, davacı- birleşen davalının Beypar Sugar AD. Şirketi'nce müvekkiline ödenen mal bedelinin, geçerli bir sebep olmadan yurt dışına çıkarması nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik (100.000) USD.'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı- birleşen davalı vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkiş raporuna dayanılarak, davalının dava dışı Bank Ekspres A.Ş.
Avcılar Şubesi ile yaptığı transit ticaret nedeniyle kambiyo ilişkisine girdiğinin ve üstlenilen kambiyo taahhüdünün davalı şirketçe yerine yerine getirilmediğini tarafların kabulünde olduğu, davalının bu ilişki nedeniyle kullandığı döviz kredisi ile anılan Banka Şubesi'nin transit formu gereği İngiltere kaynaklı Czarnikow Sugar Şirketi'nden şeker satın aldığı, ancak söz konusu belgede ihracatçı şirketin İsviçre kaynaklı Beypar Holding SA olup alıcının ise Beypar Sugar AD. ısimli Bulgar Şirketi olduğunun gösterildiği,
bu ticari ilişki nedeniyle davalının Bulgar Şirket'i için satım faturası düzenlediği ancak davalı kayıtlarına bu ilişki dolayısıyla bir alacağın girdiğinin belirlenemediği, davalının yine aynı ilişkiden doğan kambiyo taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle yasal takibe uğradığı, kambiyo taahüdü dahil her türlü işlemi yapmaya davacının görevlendirildiği, davalı şirket yönetim kurulu üyelerince düzenlenen 01/02/2000 ve 07/06/2002 tarihli vekaletnamelerle verilen bu yetki ve görevlendirmenin TTK.'nun 317 vd. Maddelerine uygun olduğu,
davacının bu bağlamda kambiyo taahhüdünün yerine getirilmesi için yurtdışı şirketlerden kredi temin edip aynı gün kambiyo taahhüdü için kullandığı, bu şekilde (4.443.604,40) USD.dövizin hangi ticari ilişkiden kaynaklandığı açıklamaya muhtaç bir şekilde davalı kayıtlarına aktarıldığı, bu paraların sonradan yurtdışı kaynaklarına geri döndürüldüğü, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ile ... tarafından, anılan meblağın banka kayıtlarına getirilmesi ve ihracat taahhütlerinde kapatılmasından dolayı kayıtsız şartsız ibra edildiği,
dolayısıyla tüm bu anlatımlar gözetildiğinde davalı şirketin davacı tarafından zarara uğratılmadığının belirgin olduğu, bu bağlamda TTK.'nun 320 ve BK.'nun 528. maddeleri uyarınca davacının usulüne uygun şekilde verilmiş yetkiyi kullanarak şirket kaynaklarını şirketin borcunu ödemek için kullannmasında bir özensizlik veya kusur teşkil etmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve davacının davalı şirket nezdinde (4.337.253.150.000) TL borçlu bulunmadığını tespitine , birleşen davanın da kanıtlanamadığından reddine oyçoğunluğuyla karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8860, K. 2012/9913, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama