KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8912 E., 2012/702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV.... TOKDAĞ
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
... olarak açılan davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2010 tarih ve 2010/143 - 2010/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan bir adet çek yaprağının kaybolduğunu ve bulunamadığını ileri sürerek, söz konusu çek yaprağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tensiben, doldurulmamış ve imzalanmamış çek yaprağının kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, ayrıca davacının çek hesabı sahibi olması nedeniyle iptal davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73.maddesi ve Anayasanın 36.maddesi hükmü uyarınca, kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar veremez. ... davalar bakımından ayrı bir durum söz konusu değildir. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak mahkemece usulüne uygun duruşma günü tebligatı yapılmayarak, davacının ortaya koyacağı deliller toplanıp sav ve savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın duruşma açılmaksızın davacının yokluğunda sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre şimdilik davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
(M)
07.03.2012 - HK
KARŞI OY YAZISI
Temyiz incelemesi yapılan dava, TTK'nun 730/20. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 669. ve devamı maddelerine göre, ... olarak açılmış, zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, boş çek yaprağının kıymetli evrak niteliğinde olmaması sebebiyle iptalinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, davacının hesap sahibi olması sebebiyle, iptal davası hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamadan, dava konusu edilen boş çek yapraklarının, davacının bankadaki hesabından verildiği, doldurulması halinde de, davacının bu çeklerin keşidecisi haline geleceği anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesindeki açıklamalar da, bu hususu teyit etmektedir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, zayi nedeniyle, ... olarak açılan çek iptali davasını, ancak, çek üzerinde hak sahibi olan hamil açabilir.
Bu nedenle, davacının, keşideci ya da çek üzerinde hak sahibi olan hamil olup olmadığı, dava dilekçesindeki açıklama ile varsa eklerinden anlaşılamıyorsa, bu hususun açıklığa kavuşturulması amacıyla, duruşma açılması ve davacıdan, bu konuda açıklama istenmesi gerektiği konusunda kuşku yoktur. (HUMK.'nun 75/2., 6100 sayılı HMK'nun 31.maddeleri)
Çözümlenmesi gereken husus, dava dilekçesi ile varsa eklerinden, davacının iptalini istediği çeklerin keşidecisi olduğu, açıkça anlaşılan ... çek iptali davalarında, duruşma açılmasının zorunlu olup olmadığı hususudur.
HUMK'nun 73. maddesine göre, Kanun'un gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için, usulüne uygun davet etmeden hüküm veremez.
Bu husus, 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" başlığı altında düzenlenmiştir. Adı geçen maddeye göre bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesindeki düzenleme, çekişmeli yargıya konu davalara ilikindir. Çekişmesiz yargıda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu değildir. Özellikle "ihtilaf (çekişme) yokluğu kıstasına" göre, çekişmesiz yargıya giren işlerde, karşı taraf (ilgili) bulunmadığından, duruşma yapılmasına da gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: 2, Altıncı Baskı, Sayfa:1875)
Somut olayda, dava konusu boş çek yaprağının, davacının bankadaki iki ayrı hesabından verildiği, doldurulmaları halinde, davacının bu çeklerin keşidecisi olacağı, dava dilekçesindeki açıklamalardan açıkça anlaşıldığı gibi, temyiz dilekçesinde de, bu husus teyit edilmiştir.
Çekişmesiz yargı konusu olan ve davacının keşideci olması nedeniyle, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, reddine karar verilmesi gereken bir davada, duruşma açılmasının sonuca etkisi olmayacaktır.
Bu nedenlerle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesinde, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık söz konusu olmadığından, sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, Dairemizin aksi yönde oluşan sayın çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum. 24.01.2012
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8912, K. 2012/702, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama