KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9047 E., 2012/1127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2010 tarih ve 2006/140-2010/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına tescilli "PAPUÇLAND" isimli markasını davalının, kendisine ait satış mağazasındaki panolarında, reklam afişlerinde, kartvizitlerinde ve matbu iş evraklarında haksız ve izinsiz olarak kullandığını, bu durumun Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/232 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davalının bu tutumunun haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili haklarına maddi, manevi zarar verdiğini ileri sürerek, vaki ihlalin tespitini, men'ini, 15.000,00 TL. maddi, 5.000,00 TL. manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu "Papuçland" ibaresini işyeri tabelasında kullandığını, markasal kullanımının bulunmadığını, kullandığı ibere ile davacının markası arasında benzerliğin söz konusu olamayacağını, bu nedenle haksız rekabet iddiasının ve tazminat taleplerinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacının markasına tecavüzde bulunduğu ve davalı fiilinin ayrıca T.T.K. 57/5 maddesinde belirtilen haksız rekabet fiilini de oluşturduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına, davalının tecavüzde bulunduğunun ve fiilin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine, 5.617,44 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın 02/11/1999 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, masrafı davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafın dava tarihi itibariyle tescilli bir markasının bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacı taraf yargılama sırasında 556 sayılı KHK nın 63. maddesindeki seçeneklerden tercih hakkını lisans bedeli tutarında tazminat isteme şeklinde kullanmış olmasına rağmen, mahkemece 19/03/2002 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen davacının yoksun kaldığı kazanç tutarında tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davacının tercihi doğrultusunda lisans bedelinin saptanması, lisans bedelinin saptanamaması halinde Borçlar Kanununun 42. maddesi gereğince uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
.../...
2010/9047 2012/1127 Sf-2-
02/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9047, K. 2012/1127, 1 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama