KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9099 E., 2012/10290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2010 tarih ve 2009/144-2010/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/06/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir kısmı tefrik edilen dava dilekçesinde müvekkilinin unvanı aynı zamanda tanınmış ‘GTECH’ ibareli markasının davalı adına tescil edildiğini, tescilin tamamen kötüniyetli yapıldığını, bu durumun tüm fikri mülkiyet hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili markasının tanınmışlığının tespitine, ticaret unvanına, tescilsiz markasına ve internet alan adından kaynaklanan isim haklarına vaki tecavüz ile haksız rekabet fiillerinin tespitine, durdurulmasına ve yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılması ile diğer fer’i taleplerin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ‘GTECH’ ibareli markasının tescili için dava dışı Kuruma başvurduğu, davalı adına 2006/43829 sayılı tescilli aynı ibareli marka ile dava dışı firmaya ait markanın varlığı nedeniyle başvurunun kısmen reddine karar verildiği, bu duruma davacının itiraz ettiği, prosedürün sürdüğü, davalı markasının ise, 06., 07., 09., 20 ve 37 sınıf mal ve hizmetlere ilişkin olarak 11.09.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 20.05.2009 tarihinde tescilinin sağlandığı, tescile dava dışı firma tarafından itiraz edildiği, itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptal edildiği,
mahkeme kararının halen kesinleşmediği, halen davalı adına tescilin geçerli bulunduğu, davalının ibareyi, davacının ibaresinden ayrı bir biçimde kullandığı, bu kullanımın başvuru ile bu markanın internet ortamından tanıtımı ile sınırlı olduğu, davacının markasıyla, unvanıyla ve diğer ticari faaliyetleriyle tecavüz oluşturmadığı, tescilli markanın tescil kapsamında kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı markasının henüz hükümsüz kılınmadığı, tescilsiz markanın tanınmışlığına karar verilemeyeceği, ancak tescilli marka için tanınmışlığın tespiti yönünde başvurunun mümkün olduğu,
reddi halinde kararın iptalinin talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9099, K. 2012/10290, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama