KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9128 E., 2010/9338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.06.2007 gün ve 2004/701 - 2007/347 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.06.2009 gün ve 2008/2998-2009/7030 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ...Nak. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalılardan ...Ltd.Şti ile yapılan nakliye anlaşması uyarınca bu firma tarafından temin edilen diğer davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçla Türkiye’den Irak’a taşınması esnasında petrol ürününün varma yerine teslim edilmediğini ve hasar miktarının sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 46.560,00 TL’nın davalılardan rucuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan şirket vekili, poliçe ve taşıma sözleşmesi uyarınca müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, nakliye işlemini yapan araç sürücüsünün taşınan emtiayı satmasının hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal niteliğinde olduğu ve bu eylem için sigorta poliçesinde teminat öngörülmediği, davacı ödemesinin exgratia (lütuf ödemesi) olduğundan rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalılardan ...Ltd.Şti.vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Taşımacının sorumluluğunu hafifleten sözleşme koşulları, CMR Konvansiyonu' nun "Sözleşmeye Aykırı Koşulların Hükümsüzlüğü" başlıklı 41.maddesi karşısında, gönderen-taşıtan ile taşımacı arasındaki hukuki ilişki bakımından hükümsüzdür. Bu hüküm, emredici bir hüküm olup, buna benzer hükümler, yurt içi taşıma bakımından TTK' nun 766. hava yolu ile uluslararası taşıma bakımından Varşova Sözleşmesi'nin 32. maddesinde de yer almıştır.
CMR Konvansiyonu' nun 41.maddesinde, 40. madde hükümleri saklı tutulmuş olup, 40.madde ile taşımacıların kendi arasında yapacakları sözleşme bakımından, 37 ve 38. maddelerdeki haller dışında tam bir serbesti getirilmiştir.
Diğer anlatımla, gönderen taşıtan ile taşımacı arasındaki taşıma sözleşmesi bakımından CMR Konvansiyonu, sözleşme serbestisi getirmemiş, konvansiyonun hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul, anlaşma, kayıt hükümsüz sayılmıştır.Bu itibarla, davacının selefi ile davalılardan asıl taşımacı konumundaki ...Ltd.Şti. arasındaki taşıma ilişkisi bakımından, tarafların beraberce, taşımacının sorumluluğunu kaldırmaları ve bunu aralarında kararlaştırıp, benimsemeleri, konvansiyonun anılan emredici hükmüne aykırı ve hükümsüz olup, bunu esasen mahkemenin re'sen gözeteceği de tabiidir.
Bu itibarla davalıardan ...Ltd. Şti. vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin maddi hata düzeltilmesine yönelik talebine gelince; Dairemiz temyiz bozma ilamının son paragrafında "davacı vekili" yerine maddi hata sonucu "davalı vekili" ibaresine yer verildiğinden karardan "davalılar vekili" ibaresinin çıkartılarak yerine "davacılar vekili" ibaresinin yazılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9128, K. 2010/9338, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama