KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9220 E., 2011/3838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kovancılar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2009 tarih ve 2007/183-2009/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinde bulunan emtiaların davalıya ait işyerinin tahliye borusunun içinde biriken kir ve kumaş yünlerinin toplanması ile patlayan su borusundan gelen sulardan dolayı hasarlandığını, sigortalının zararının tazmin edildiğini, davalının BK 56. madde gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.424.000 TL’nin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bina sahibinin müvekkili değil ağabeyi olduğunu, yapılan keşifte boruların tıkanıp patlamasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, sigortalının yüksek eşyaların borulara çarpmak suretiyle boruların patlamasına yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, yapılan keşifte boruların kir ve pislikle tıkanıp patlamasının mümkün olmadığının, süzgeçle ilgili tesisatta işçilik hatası olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9220, K. 2011/3838, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama