KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9351 E., 2012/1751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karacabey 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2010 tarih ve 2007/408 - 2010/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Karacabey Akbank Şubesi'nde ABD doları hesabının bulunduğunu, davalı banka tarafından müvekkilinin bilgisi olmadan Barış Havuz ve ... isimli şahısların hesaplarına 9 ayrı işlem ile toplam 21.955,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin rızası dışında meydana gelen bu para transferleri nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek bu bedelin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen olaydaki kusurun davacının bilgilerini koruyamaması nedeni ile davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 19.195 TL'nın 22.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davanın reddedilen kısmı üzerinden hükmedilen 1.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmedi- ğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9351, K. 2012/1751, 10 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama