KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/941 E., 2011/12548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2007/290-2009/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.
Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalılar ... vekili ... ile ..., ... vekili Av. .... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan ... vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Mehmet Koçak'ın Mediterran İnşaat Emlak Mimarlık Şehircilik Harita ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin 1/2 oranında hissedarı olduğunu, davalılardan ... ile müvekkilinin ayrı ayrı tek başlarına bu şirketi temsile ve ilzama yetkili olduklarını, müvekkili ile davalı ... arasında şirket faaliyetlerinden dolayı bir çok dava ve soruşturma dosyası bulunduğunu, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkisinden dolayı şirket üzerinden bir çok haksız kazanç elde ettiğini, şirket malı olan Gazipaşa ilçesi, Koru mahallesinde bulunan 229 ada 44 parseli 13/02/2007 tarihinde davalılardan ...'e sattığını, bu taşınmazın hacizli olduğu bilinmesine rağmen davalı ...'in bilerek taşınmazı satın aldığını,
...'in taşınmazı satın aldıktan sonra zaman kaybetmeden 06/03/2007 tarihinde diğer davalılardan ... ve ...'a ½ oranında sattığını, ilk satışta 9.000.-TL, ikinci satışta ise 10.000.-TL satış bedeli gösterildiğini, taşınmazın asıl değerinin bunun 10-15 katı olduğunu, yapılan satışın muvazaalı olduğunu, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkisini aşarak taşınmazları satmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, davalıların satın aldıkları Gazipaşa Koru mahallesi, 229 ada 44 parsel için şirkete hiç bir para ödemediklerini ileri sürerek,
dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile Mediterran İnşaat Emlak Mimarlık Şehircilik Harita ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından yapılan tüm iş ve işlemlerin şirket yararı gözetilerek yapıldığını, yapılan satıştan şirketin %50 ortağı olan Mehmet Koçak'ın haberi, izni ve onayı olduğunu, taşınmazın satışınının her iki ortağın bilgisi ve izni dahilinde yapıldığını, şirket borçlarının ödenebilmesi ve inşaat faaliyetlerinin devam ettirilebilmesi için satışın yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili,dava açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin tapu maliki olmadığını belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin taşınmazı iyiniyetle satın aldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın satışının yapılıp satışın gerçek bedelle şirket kayıtlarına geçtiği, yapılan satışın usulüne uygun olduğu, taşınmazın satışı sırasında tapuda sırf satış bedelinin düşük gösterilmesinin muvazaa iddiasını kanıtlamayacağı, dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalı ...'e ve diğer davalılara satıldığı iddiasının ispat edilemediği, davalı ...'ın bu satışla, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çevçevesinde şirketi zararlandırıcı bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/941, K. 2011/12548, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama