KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9562 E., 2012/1360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2007/338-2010/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili bankanın müşterilerinin kimlik bilgilerine ulaşmak suretiyle ek kredi kartı çıkarttığını ve bu kartları ele geçirerek kullandığını, bu şekilde müvekkili bankayı zarara uğrattığını, davalı hakkında açılan ceza davasının mahkumiyetle sonuçlandığını ileri sürerek, 44.507 TL’nın kredi kartlarının kullanım tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı bankayı, banka müşterilerine ait kredi kartlarına ek kart çıkartıp bu kartları kullanarak zarara uğrattığı, zarar miktarının Kars Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde 22.871 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.871 TL’nın kredi kartlarının kullanım tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı dolandırıcılığı nedeniyle oluşan banka zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, kabule konu miktarın tespitinde, davalının Kars Ağır Ceza Mahkemesinde mahkumiyetine karar verilen davada belirlenen banka zararı esas alınmışsa da, yargılama sırasında mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından verilen raporda, davacı zararının 29.141,24 TL olduğunun bildirildiği, bu suretle her iki rapor arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle ceza mahkemesi dosyasında bulunan rapor örneği celbedilerek, yeni bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, davalı tarafından yapılan işlemler sonucunda oluşan davacı zararının tereddüde yer olmayacak şekilde usulünce saptanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
07/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9562, K. 2012/1360, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama