KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9592 E., 2012/1197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2010/312 - 2010/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dışı Şerefoğlu İnşaat Ltd.Şti. ortaklarından Selahattin’in açtığı boşanma davası sonucunda eski eşinin bu şirketteki hisselerinin yarısının kendisine ait olduğuna karar verildiğini, buna uygun olarak şirket ortaklar kurulunun karar aldığını, davalı kayıtlarında dava dışı şirketin ortakları arasında gösterilmediğini ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının yürürlüğünün sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davaya konu ortaklar kurulu kararının mahkeme ilamı ile iptaline karar verildiği, buna dayalı olarak davalı idarenin yaptığı işlemde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Ticaret Sicili Memurluğu işleminin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı, dava dışı şirkette ortak olan boşandığı eşinin hisselerinin yarısının aile mahkemesi tarafından kendisine ait olduğuna karar verildiğini, buna göre davalı tarafından önce dava dışı şirket ortakları arasında kendi adının da gösterildiğini, ancak daha sonra adının şirket ortakları arasında gösterilmediğini ileri sürerek, bu durumun düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, çekişmeli yargıya konu olan iş bu davada, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile duruşma açılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunması alınmadan ve evrak üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9592, K. 2012/1197, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama