KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9683 E., 2012/2293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2007/714-2010/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında bir miktar nakit para ve toplam 52.044 TL tutarındaki çeklerin çalındığını, çeklerle ilgili ödemeden men talimatlarının bankalara bildirildiğini, çek iptali davası da açıldığını; söz konusu çeklerden keşidecesi ... olan Yapı Kredi Bankası Sultanhamam Mısır Çarşısı Şubesindeki hesaba keşideli 26.05.2007 tarihli 4.000 TL bedelli çekin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ve keşideciye ödeme emri tebliğ edildiğini, çekin müvekkil tarafından keşideciden mal karşılığı alındığını, davalının meşru hamil olmadığını ileri sürerek, çekin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iyiniyetli 3. kişi olan müvekkiline çekin ciro yoluyla geçtiğini, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinen kişilere taşınır davası açılamayacağını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çek keşidecisi Sancar Gıda Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, ancak çekin davacının envanter defterinde kayıtlı olmadığı, dava konusu çekin bulunması nedeniyle hakkında iptal kararı verilmediği, davalının çek bedelini son ciranta olan Yuvam Tekstil Ltd. Şti.'ye ödediği, davalının dava konusu çekle ilgili bir kusurunun bulunmadığı, çek nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı, TTK hükümlerine uygun olarak tutulmuş davalı ticari defter kayıtlarına göre, davalının çalıştığı firmanın bu çek nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 704. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı davasıdır. Dosya içeriğinden, davacının işyerinden dava konusu olan çekle birlikte çalınan çeklerden ikisinin davalı ... tarafından bankaya ibrazı üzerine ele geçirildiği, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturma yürütülmekte iken, söz konusu hırsızlık eylemini de kapsayan bir takım olaylarla ilgili, davalının da aralarında yer aldığı sanıklar hakkında, "suç işlemek amacıyla çıkar amaçlı silahlı örgüt kurmak,
örgüt adına silahlı gasp ve nitelikli hırsızlık yapmak v.s." suçlarından görülmekte olan bir dava bulunduğunun (CMK 250. maddesi ile görevli) İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince bildirilmesi üzerine mükerrer soruşturma nedeniyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla BK'nun 53 üncü maddesi hükümleri nazara alınarak mahkemece, söz konusu ceza davasının sonucu beklenilerek, anılan maddede belirtilen kötüniyetin buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9683, K. 2012/2293, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama