KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/994 E., 2012/827 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- Türk Patent Enstitüsü
- Vekili
- Av....
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
2-Flamingo Turz Yatırımları Ve İşl A.Ş.
VEKİLİ
Av.... Gücüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2008/101-2009/157 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılardan TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.01.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. Müge Karslıoğlu geldi, davalılar vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 12.06.2006 tarihli ve 35, 36, 37, 39, 41, 42, 43 ve 44. sınıf hizmetleri içeren, “WORLD OF SUNRISE” ve “SUNRISE WORLD” ibareli ve 2006/27756 ve 2006/27755 numaralı marka tescil başvurularının, davalı şirketin 39, 41 ve 42. sınıf hizmetleri içeren “SUNRISE HOTELS” ibareli 28.06.1999/10390, “SUNRİSE RÖNESANS” ibareli 07.08.2000/16316 ve “SUNRISE+şekil” ibareli 28.06.1999/10389 sayılı markalarına dayalı itirazı üzerine,
davalı TPE.'nce, 556 sayılı KHK’ nin 8/b maddesi uyarınca 37, 39, 41, 42, 43 ve 44. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, oysa müvekkilinin 15.09.1994 tarih ve 154543 sayılı ve 2, 12, 14, 16, 18, 19, 21, 25, 28, 29, 30, 31, 32 ve 34. sınıf ürünleri içeren SUNRISE ibareli marka tescilinin bulunduğunu, yine SUNRISE ibaresinin ilk defa müvekkiline anılan işareti kullanma ve tecil iznini veren Ünal Akpınar İnş.
A.Ş. tarafından 1993 yılı Mayıs Ayından itibaren Antalya Kızılağaç Köyü'nde bulunan tatil köyü işletmesinde kullanıldığını, anılan işletmenin 08.09.1995 tarihinde davalı şirkete kiraya verildiğini, davalı şirketin kira sözleşmesi uyarınca işletmeyi müvekkili tarafından daha önce kullanılan SUNRISE ibareli işaret ve özel olarak tasarlanmış logo ile birlikte kira sözleşmesinin son bulduğu 20.06.2003 tarihine kadar kullandığını, anılan tarihten itibaren işletmenin müvekkili şirket tarafından aynı tanıtıcı işaretle işletilmesinin sürdürüldüğünü,
dolayısıyla 556 sayılı KHK’ nin 8/3. maddesi uyarınca SUNRISE ibaresini kullanma hususundaki önceliğin ve anılan işaretin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının kötü niyetli bir biçimde ve 556 sayılı KHK’ nin 8/2. maddesi hükmüne aykırı şekilde kira sözleşmesiyle kullandığı SUNRISE ibaresini içeren redde mesnet marka tescillerini gerçekleştirdiğini, hatta müvekkili hakkında İstanbul Mahkemelerinde tedbir kararı istemlerinde bulunduğunu, fakat gerçek hak sahibinin müvekkili olması sebebiyle talebin reddolunduğunu ileri sürerek, davalı TPE.
YİDK.'nun 2008/M-193 ve 2008/M-190 sayılı kararlarının iptalini ve diğer davalının markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
..../...
2010/994 2012/827 -2-
Davalı TPE. vekili, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını savunmuştur. Diğer davalı şirket vekili ise SUNRISE ibaresini asıl kullananın ve tanıtanın müvekkili olduğunu, davacının müvekkilinin şöhretinden yararlanmaya çalıştığını, davacı tarafın anılan otelleri müvekkiline kiralamayıp sattığını ve tüm haklarıyla birlikte devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirkete yargılama konusu markayı kullanma ve tescil iznini veren Ünal Akpınar A.Ş. tarafından 16.06.1989 tarihinde Kültür Bakanlığı nezdinde turizm yatırım belgesi talebinde bulunulduğu ve Kızılağaç Oteli ismiyle belgenin düzenlendiği, 20.03.1992 günlü talep üzerine tesisin isminin Manavgat Sunrise Resort Hotel olarak değiştirildiği, otelin 10.03.1995 günlü Bakanlık izni ve 08.09.1995 tarihli kira sözleşmesiyle davalı şirkete mülkiyetinin devredilmeyip sadece işletme adı ile birlikte işletilmek üzere kiralandığı,
Ünal Akpınar A.Ş. ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin 2003 yılı ortalarında sonlandırıldığı ve bu kez tesisin Ünal Akpınar A.Ş.’nin izni ile davacıya işletilmek üzere bırakıldığı, anılan tarihten bu yana tesisin davacı şirket tarafından Manavgat Sunrise Resort Hotel ismiyle işletilmeye devam edildiği,
taraf markalarının esas unsuru olan “SUNRİSE” ibaresinin başvuru ve redde mesnet markaların kapsamında yer alan hizmetlerin vasıflarına uzak, soyut ve somut manada ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğundan, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların asıl ve ayırt edici unsurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer ve hatta aynı kabul edilmesinin gerektiği, başvuru kapsamında olup da reddedilen 37, 39, 41, 42, 43 ve 44. sınıftaki hizmetlerin tamamının, redde mesnet markaların her üçünün kapsamında da aynen yer aldığı,
dolayısıyla reddedilen hizmetler için 556 sayılı KHK.’nin 7/b maddesindeki koşulların davalı şirket yararına gerçekleştiği, yargılama konusu olay bakımından, otel ve tatil köyü işletmeciliğinde davacının kullandığı SUNRISE ibareli markayı, davacının selefi ile 556 sayılı KHK’nin tanımladığı manada temsilcilik olarak nitelendirilebilecek bir kira sözleşmesi ile ticari şekilde kullanan davalının, bu ilişkinin devam ettiği süre içerisinde SUNRISE ibaresini, bir tatil köyü ve turizm işletmesinin sunduğu hizmetlerle bağlantılı, yani aynı tür olan 37, 39, 41 ve 42. sınıf hizmetler için adına tescil ettirmesinin,
Paris Sözleşmesi'nin 6. mükerrer 6., 556 Sayılı KHK.’nin 8/2 ve 11. maddelerine aykırı olup, anılan markaların 556 sayılı KHK’ nin 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği, her ne kadar 556 sayılı KHK’ nin 42. maddesinde kötü niyetli marka tescili ayrı bir hükümsüzlük nedeni olarak öngörülmemiş ise de, 556 sayılı KHK’ nin mehazını oluşturan,
89/104 Sayılı AB Marka Yönergesi'nin 3/2 ve 40/94 sayılı Topluluk Marka Tüzüğü'nün 51/1-b. maddesi hükümleri ile 556 sayılı KHK’ nin 35/1 ve 42/1-a. maddesi hükümlerinin Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde yazılı ilkenin özel uygulamalarından ibaret bulunduğu göz önüne alınarak yapılacak bir değerlendirmede, kötü niyetli marka tescilinin de başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak kabulünün gerektiği, davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan ve hatta davacı ve selefinin kiracısı olması nedeniyle SUNRISE ibareli markayı kullanan davalının,
davacı tarafından öteden beri kullanılan SUNRISE ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan “SUNRISE HOTELS” ve “SUNRİSE RÖNESANS” ibareli markaları, 28.06.1999/10390 ve 07.08.2000/16316 sayılar ile adına marka olarak tescil ettirmesi eyleminin iyi niyetli bir girişim olmadığı,
davalının tesciliyle ilgili işlemin temelindeki bu sakatlık nedeniyle, markaların kapsamındaki tüm hizmetler yönünden ayrıca bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği, davacı vekilince 1999/10389 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle iş bu dava tarihinden evvel Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/344 Esas sayılı dosyasında dava açıldığından, bu marka ile ilgili talebin işbu dosyadan ayrıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda davalı TPE.
..../..
2010/994 2012/827
-3-
YİDK. kararının iptali istemlerinin reddine, 1999/10389 sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin asıl ve birleşen dava dosyalarından ayrılmasına, asıl davada davalı şirketin 1999/10390 ve 2000/16316 sayılı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, birleşen davadaki 1999/10390 ve 2000/16316 sayılı markaların hükümsüzlüğü ile ilgili istemin, aynı konuda daha önce asıl dava açıldığından, birleşen dava dosyasından ayrılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı Flamingo Turizm A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece davalı Flamingo Turizm A.Ş.’nin dava konusu markayı kira sözleşmesine dayanarak kullanmasının, 556 Sayılı KHK.’nin düzenlediği anlamda temsilcilik olarak nitelendirilmesi yerinde değilse de,
SUNRISE ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıda olduğunun anlaşılmasına,ayrıca davalı Flamingo Turizm A.Ş.’nin 1995 yılında kaba inşaat halinde mülkiyetini davacı taraftan devraldığını ve Side’de"Sunrise Queen Side" adıyla otelcilik hizmeti verdiğini belirttiği işletmesinde kullandığı anılan ibarenin bu davanın konusu olan uyuşmazlıkla bir ilgisi bulunmadığından, söz konusu "Sunrise Queen Side"ibaresinin davalı tarafından Side’deki işletmesinde kullanma hakkının bulunup bulunmadığının işbu davada tartışılıp değerlendirilmesinin mümkün olmamasına,
yine her ne kadar mahkemece Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2007/344 E. olan esas numarasının kısa kararda 2007/144 E. olarak, asıl dava dosyasının 2008/101 E. olan esas numarasının ise gerekçeli kararda 2008/100 E. olarak belirtilmesi doğru değilse de yapılan bu yanlışlığın, mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte bir maddi hata olması karşısında bozma nedeni yapılmamış bulunmasına göre, davalı Flamingo Turizm A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
42.30 H · 15.60PH · 26.70BK · 01.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/994, K. 2012/827, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama