KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9946 E., 2012/1839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2009/240-2010/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elinde davalı şirkete ait hisse senetleri bulunduğunu, davacının hisselerini kimseye devretmediğini, müvekkiline murisi...'den miras olarak hisse senedi ve kar dağıtımı yapılmadığını, izahat almak üzere davalıya ihtarname keşide edilmiş ise de bilgi verilmediğini, müvekkilinin pay defterinden çıkartıldığını haricen öğrendiğini, daha önce 2005 yılında hisselerinin devralınmak istenerek hesabına 2.000 EURO yatırıldığını, teklifi kabul etmediği için bu parayı iadeye hazır olduğunu ifade ettiğini ileri sürerek,
davacının hisse durumunun, temettülerinin ve rayiç değerinin tespiti, ödenmemiş temettülerinin tespiti ve ticari faiziyle ödenmesi, ortaklığın tescili hukuken mümkün değilse zararının ticari faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabına hisselere karşılık para yatırıldığını kabul ve beyan eden davacının bu beyanı karşısında işlemin geçerli olduğunun açıkça ortaya çıktığnı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.09.2005 tarihli davalı şirkete hitaben yazılan yazıya göre davacının şirketteki hisselerini 2.000 EURO karşılığı ...'e devrettiği, yine aynı tarihli hisse devir beyanında ...' in davacıdan aldığı hisseleri ...'e devrettiğinin belirtildiği, pay defterinin 641. sayfasında ise davacının 29 adet payını 21.09.2005 tarihinde ...'e devrettiğinin, pay bedellerinin toplam değerinin 2.992.440 TL olduğunun belirtildiği, davacının kendi beyanına göre 2005 yılında hesabına 2.000 EURO yatırıldığı,
bu miktarın dosyadaki hisse devir beyanındaki bedel ile örtüştüğü, davacının hesabına yatan bu parayı iade ettiğini ispatlayamadığı, nama yazılı pay senedinin temlikinin ayrı bir senetle gerçekleştirilmesinin de mümkün olduğu, davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığı anlaşıldığından davanın reddini karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının elinde davalı şirkete ait nama yazılı hisse senetleri bulunduğu, davacıya miras bırakanından da pay intikal ettiği iddiasıyla açılmış, mahkemece, söz konusu hisselerin 21.09.2005 tarihinde davacı tarafından ...'e, ondan da aynı tarihte ...'e devredildiği, davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, eldeki dava hisse devri yapıldığı bildirilen kişilerin hukuki durumlarını da etkileyeceğinden, onların huzuru olmaksızın davanın görülmesi doğru değildir. Bu durumda, şirketin son hisse durumunun araştırılarak, adı geçenlere ya da hisselerin yeni maliklerine karşı dava açılması ve işbu dava ile birleştirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9946, K. 2012/1839, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama