KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10023 E., 2013/12898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2006/78-2010/538 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı TMSF vekili tarafından istenmiş olup, belirlenen gün ve saatte dosya ele alındı. İncelenmesinde duruşma isteyen davacı vekili Av. ... 18/062013 tarihli dilekçesiyle duruşma (mürafaa) isteminden vazgeçerek incelemenin dosya üzerinde yapılmasını talep ettiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 20.02.2006 günü toplanan Şirket Genel Kuruluna sunulu 02.01.2006 tarihli Denetim Kurulu Raporunda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre Kasa Hesabında 1.742.445,17 TL nakit par a gözüktüğü halde davacı şirketin kasasında bu paranın fiilen mevcut olmamasının şirkette 01.01.2002-13.02.2004 arasında görev yapan Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçiler ile şirket müdürlerinin sorumluluğunu gerektirdiğini, şirketin 20.02.2006 tarihinde toplanan Genel Kurulu tarafından mezkur şahıslar hakkında Mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.742.445,17 TL'nın zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TMSF vekili, 29.03.2006 havale tarihli dilekçesinde TMSF’nin 13.02.2004/13 sayılı kararı ve davacı şirket ile müvekkili arasında yapılan 03.2006 tarihli Temlik Sözleşmesi ile davaya temlik alacaklısı sıfatıyla katıldıklarını beyan etmiş, 29.03.2006 havale tarihli dilekçesi ile talep miktarını 1.747.953 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Davalı, ..., ... vekili, müvekkillerinin davacı şirkette mali koordinatör ve personel sorumlusu olarak görev yaptıklarını, davacı şirketteki nakit para, çek ve senetlerin muhafazasından sorumlu olmadıklarını, görevlerini davacı şirket yönetim kurulu tarafından belirlenen sınırlar içinde yerine getirdiklerini, müvekkillerine teslim edilmiş nakit para, çek, senet gibi nakit ve kıymetli evrak bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili aleyhine açılan davanın davacı şirketin 02.01.2006 tarihli denetim kurulu raporuna dayandığını, davacı şirkette genel koordinatör olarak görevli olan müvekkilinin şirketi zararlandırıcı bir eylemde bulunmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, TMSF tarafından atanan şirket denetçilerinin şirket adına dava açma hakları bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla görev yaptığı dönemde şirketi zararlandırıcı bir eylemde bulunmadığını, dava konusu olayda (2) yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin 2002 yılı ile 13.02.2004 tarihleri arasında davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı şirkette gerçekte kasa açığı bulunmadığı gibi yönetim kurulu üyeleri hakkındaki sorumluluk davasının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı şirkette denetçi olduğunu, TTK. m.353 uyarınca zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, şirket kasasından sorumlu bulunmadığını, yönetim kurulunun eylem ve işlemlerinin denetleneceği ve değerlendirileceği organın şirketin genel kurulu olduğunu, denetçinin kendisini genel kurulun yerine koyarak yönetim kurulunun karar, işlem ve eylemlerini derhal değerlendirme ve önleme yetkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... vekili müvekkilinin davacı şirkette denetçi olduğunu, TTK. m.353 uyarınca zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, yönetim kurulunun eylem ve işlemlerinin denetleneceği ve değerlendirileceği organın şirketin genel kurulu olduğunu, denetçinin kendisini genel kurulun yerine koyarak yönetim kurulunun karar, işlem ve eylemlerini derhal değerlendirme ve önleme yetkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonun 13.02.2004 tarih ve 13 sayılı, 09.02.2004 tarih ve 51 sayılı kararları ile Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine TMSF tarafından el konulduğu, davacı şirketin fon tarafından yönetim ve denetimine el konulan 74 adet medya grubu şirketinden bir tanesi olduğu, dava açıldıktan sonra, davacı alacaklarının ve haklarının TMSF' ye temlik edildiği, yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılabilecek olan tazminat davasına ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı,
her ne kadar davacı şirketin zararına sebebiyet verdikleri iddiası ile davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri, denetçileri ve yöneticileri konumunda olan davalılar aleyhine işbu tazminat davası açılmış ise de, davacı tarafça zararın varlığı ve miktarının yasal hükümlere göre kanıtlanmadığı, zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluğun da söz konusu olamayacağı, bu bakımdan davalıların kusurlu bir davranışı olmadığından sorumluluklarının da bulunmadığı,
temlik edilen alacağın mevcudiyetinin temlik edenin sorumluluğunda bulunduğunu, davalıların temlik tarihi itibariyle davacı şirketin ticari defter kayıtlarına geçmiş bir borçlarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TSMF vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10023, K. 2013/12898, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama