KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10037 E., 2012/16170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2008/643-2010/1233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hesabından toplam 2.120,00 TL'nin Ramazan Keçeli isimli bir şahıs adına havale edildiğini, kendi bilgisi dışında gelişen bu işlemin 88.242.20.100 nolu IP numaralı internet bağlantısı üzerinden internet bankacılığı kullanılarak yapıldığını davalı bankanın hafif kusurundan bile sorumlu olacağını ileri sürerek 2.120,00 TL' nin 04/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayın gerçekleştiği tarihte davalı bankanın dava konusu dolandırıcılık olayını engelleyebilecek teknolojiler bulunmasına rağmen paranın elektronik sistemden çıkmasını engelleyecek tedbirleri almadığı, gerekli güvenlik önlemlerini müşterileri için zorunlu kılmadığı bu nedenle kusurlu olduğu, davacının kişisel bilgiler veya şifresini üçüncü kişilerle paylaştığına dair dosyaya delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10037, K. 2012/16170, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama