KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10038 E., 2012/17766 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2007/1605-2010/2420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında başlatılan icra takibi ile müvekkilinin 4.656.00 TL borçlu olduğu iddia edilmiş ise de bu borcun sebebinin ne olduğunun müvekkilince bilinmediğini, icra mahkemesine ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü konusunda yaptıkları itirazın kabul edildiğini ancak müvekkilinin yazlığında 08.11.2007 tarihinde yapılan haciz işlemi ile takipten haberdar olduğu kabul edilerek takibin kesinleştirildiğini, ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline,
mahkemece tayin edilecek teminat veya banka teminat mektubu karşılığında icra veznesine giren paranın davalı şirkete ödenmemesi için teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı alacaklının kötü niyetle alacağı olmayan bir meblağı talep etmesi sebebiyle %40 tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete Sivil Tüm Ev Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalıya ait yazlığın, üst katta bulunan davacıya ait dairenin mutfak ve banyo su borularının patlaması sonucu hasar gördüğünü, 4.455,58 TL hasar bedelinin 11.09.2006 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalıya rücu ihtarnamesi gönderilmesine rağmen müvekkil şirket alacağının ödenmediğini, bu nedenle icra takibinin başlatıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait dairenin kullanımından veya daireye ait tesisattan dolayı alt katta bulunan dava dışı sigortalıya taşınmaza ve diğer dairelere, apartmanın müşterek alanlarına su sızıntısı veya kaçağı izine rastlanılmadığı, meydana geldiği iddia edilen tahribata ilişkin delillerin aradan geçen süre nedeniyle ortadan kalktığı, davalı ... şirketinin hasar tespit raporunun aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10038, K. 2012/17766, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama