KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10045 E., 2012/16730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/05/2011 tarih ve 2010/523-2011/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada hesaplarının bulunduğunu, internet bankacılığı ile bu hesaplardan tanımadıkları kişilerin hesaplarına havaleler yapıldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacılardan ...'e ait hesaptan havale edilen toplam 80.482 TL, havale nedeniyle hesap bozulduğundan mahrum kalınan faiz geliri 12.500 TL, davacı ...'e ait hesaptan havale edilen 1.150 TL, kontör transferi nedeniyle kredi kartı hesabına aktarılmak zorunda kalınan 1.037,60 TL olmak üzere toplam 95.169,60 TL'nin 26.10.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan ve değişen oranlarda uygulanmak suretiyle faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kişisel bilgilerini koruyamamaları nedeniyle müvekkilinin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, müterafik kusurla ilgili ispat yükü kendi üzerinde bulunan bankanın davacıların ihmalkâr davranışları sonucu şifrelerinin ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 95.120 TL'nın asıl alacak toplamı olan 80.842 TL'sına temerrüt tarihi olan 04.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı bankanın tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacılardan...'in hesabından havale edilen tutar için vade sonuna kadar istenen faizin akdi faiz olduğu ve mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/son. maddesine aykırı bir talep olmadığı nazara alınarak, mahkemece birikmiş akdi faiz tutarına da hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Öte yandan, davacılardan ...'nın kredi kartından yapılan kontör transferi nedeniyle bu hesaba ödenmek zorunda kalınan 1.037,60 TL'ye talebe rağmen temerrüt faizi hükmedilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10045, K. 2012/16730, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama