KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10123 E., 2012/16129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/12/2010 tarih ve 2010/734-2010/1085 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin evinin “Bizim Konut Sigorta Poliçesi” ile davalı şirket tarafından sigortalandığını, 02/02/2006 tarihinde meydana gelen su basması sonucu oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 6.000 TL’nın 03/02/2006 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigortalı konutunda poliçede belirlenen dahili su klozu kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek hasara neden olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, hasarın yazlık konutun 1. kat banyo tuvalet lavabosunun soğuk su tesisatı spiral borusunun suyun tazyikiyle patlamasından kaynaklandığı, binanın uzun süre boş bırakılmasına rağmen binanın dahili su tesisatındaki suların tahliye edilmediği ve bu nedenle rizikonun gerçekleştiği, poliçe eki olan dahili su klozunda binanın uzun süre boş bırakıldığı hallerde su tesisatına bağlı ana musluğun kapatılacağı ve tesisatın boşaltılacağı hükmüne yer verildiğini, 4 ay boş kalan evde su basması bakımından gerekli önlemleri almakla yükümlü davacının gereğini yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10123, K. 2012/16129, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama